Full Programlar: Vitrin

Dns,Yasak Sitelere Giriş,Mac,Proxy,Full,Porgramlar,Themes,Html,Asp,Php,Scriptler

Copyright owners

test
Vitrin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vitrin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2017 Perşembe

Windows 10 Creators Update ile Gelen Yenilikler

05:04 0
Windows 10 Creators Update ile Gelen Yenilikler

Creators Update'i nasıl alacağım?


Burayı okuyun: Windows 10 Creators Update: Sık Sorulan Sorular

Sistem İlk Çalıştırma Deneyimi (OOBE) geliştirmeleri


Sistem İlk Çalıştırma Deneyimi basitleştirildi. Eskiden çok fazla seçenek seçmek zorundaydınız şimdi ise çoğu seçenek birleştirildiği için seçenekler daha az. Ayrıca Gizlilik seçenekleri artık burada yer almıyor. Windows kurulumundan sonra Ayarlar uygulaması üzerinden seçmek zorundasınız. Altta Creators Update, Sistem İlk Çalıştırma Deneyimi'ni görüyorsunuz;




Temalar ayarlara taşındı


Daha önce Denetim Masası'nda yer alan Temalar artık Ayarlar uygulamasında


Paint 3D


Paint artık 3D işlem yapabiliyor. Creators Update'e gömülü olarak gelen Paint 3D ile nesneler üzerinde 3 boyutlu düzenlemeler yapabilecek üç boyutlu nesneler oluşturabileceksiniz


Windows Ink çalışma alanındaki geliştirmeler


Windows Ink çalışma alanında da önemli geliştirmeler yapıldı. Artık kalem rengi ve kalınlığı için ekstra tıklamalara/dokunmalara gerek yok. Bunun yanında getirilen iletki sayesinde çizimler kolaylaştı. Ayrıca şablonlar özelliği geldi.


Microsoft Edge'deki geliştirmeler


En güzel yenilik artık Edge'nin e-kitapları sesli olarak okuyabilmesi. Gerçekten şaşırtıcı ama bunu hem Türkçe hem de başarılı bir şekilde yapabiliyor! Bir e-kitabı Edge ile açmanız ve Sesli Oku tuşuna basmanız yeterli. Altta işleyişi görebilirsiniz.



En önemli yenilik ise sekme yönetimi ile ilgili. Artık sekmeleri bir açılır menüde daha büyük olarak ön izleyebiliyoruz. Bunun dışında hız ve güvenlik açısından da geliştirmeler var tabii ki.


Gece aydınlatması


Elektronik cihazların ekranlarının yaydığı mavi ışığın zararlarını doktorlar uzun zamandır dile getiriyorlar. Mavi ışığın uykusuzluğa neden olduğu da biliniyor. Zaten bu ekranların yaydığı ışıktan rahatsız olan çok sayıda kullanıcı ve ve bunlar şimdiye kadar f.lux isimli 3. parti aracı kullanıyorlardı. Bundan sonra buna gerek kalmayacak çünkü bu filtreyi artık Windows kendi uygulayabilecek. Böylece daha sıcak bir ekran rengi ile gözlerinizi koruyabileceksiniz.


Windows Defender Güvenlik Merkezi


Windows Defender artık bir güvenlik merkezine dönüşmüş durumda. Bunla ilgili daha detaylı bir yazı yazacağım.


Oyun Ayarları


  • Artık Ayarlar uygulamasında Oyun adında yeni bir ayar grubu var ve bir çok ayarı buradan yapabiliyorsunuz.
  • Oyunlarınızı yayınlamak için artık 3. parti uygulamalara gerek yok bunu sadece Windows kullanarak canlı yayın yapabileceksiniz.
  • Oyun modu sayesinde bilgisayarınızın kaynakları oyuna yönlendirilebilecek.



Ekran Okuyucusu kısayolu değişti


Eskiden Windows logo tuşu  + Enter olan Ekran Okuyucusu klavye kısayolu Creators Update ile birlikte Windows logo tuşu  + CTRL + Enter olarak değişti.

31 Mart 2017 Cuma

Windows 10: Gizli Kurtarma Bölüntüsü (Recovery Parttion) ve Kurtarma Medyası Oluşturmak (OEM Stili)

02:20 0
Windows 10: Gizli Kurtarma Bölüntüsü (Recovery Parttion) ve Kurtarma Medyası Oluşturmak (OEM Stili)
Başlık ile anlatacağım şey çok uyumlu değil ancak bu yazıda anlatacağım sürecin yaptığı işlemi/oluşan sonucu bu başlık anlatıyor. Şöyle ki;

Daha önce bildiğiniz gibi -Windows 8 için- kurtarma bölümü oluşturma ile ilgili bir dizi yazı yazmıştım. Bu yazıları burada "Uygulama (Deploy) ve Kurtarma Bölümü Oluşturmak..." başlığı altında bulabilirsiniz.

Ancak Windows 10'da işler biraz değişti çünkü Windows 8'de kurtarma bölümünü sisteme tanıtmak için kullandığımız setosimage komutu Windows 10'da kullanılamıyor. Bunun dışındaki kurtarma prosedürü de komple değişmiş durumda.

İlk gelen ve en önemli yenilik Konfigürasyon Paketleri. (Provisioning Package) Konfigürasyon paketleri imaj almadan bilgisayarınızı yeniden yapılandırmaya olanak sağlıyor. Biraz açıklamak gerekirse;

Eskiden (Bu seçenek hala mevcut tabii ki) kurtarma senaryoları için tüm Windows dosyalarını ve yüklü programları içeren bir imaj (Install.wim) alıyorduk. Oysa konfigürasyon paketi oluşturduğumuzda sadece değişiklikleri kaydedebiliyoruz. Yani konfigürasyon paketi (.ppkg) bilgisayarınızdaki ayarlar, uygulamalar ve yapılandırmaları içeren bir dosya. Bu paketi oluşturduğumuzda Windows, Sıfırlama ve Yenileme de bu paketi kullanıyor. Böylece Windows tamamen sıfırdan kurulduğu halde tüm uygulamalarınız ve ayarlarınız muhafaza edilebiliyor.

Windows 8 için anlattığım imaj alma, bu imaj ile bir kurtarma bölüntüsü oluşturma türü uygulamalar ise Windows 10'da son kullanıcı için biraz zorlaşmış durumda. Sizin uygulayabileceğiniz kadar pratik bir yöntem geliştirmeye uğraşıyorum onu da ilerde yazacağım.

Bu makaleyi uygulamaya başlamadan önce kurtarma sürecinden sonra yüklü olmasını istediğiniz her uygulamayı yükleyin. Örneğin kurtarmadan sonra Chrome yüklü olsun istiyorsanız Chrome bu makaleyi uyguladığınız esnada yüklü olmalı.


  • Bu yöntemde uygulama ayarlarınız korunmaz. Yani mevcut uygulamaların tamamı yeni kurulmuş gibi olacaktır. Bu ayarları da konfigürasyon paketine eklemek mümkün ama bunu ileride anlatacağım.
  • Konfigürasyon paketine sadece şu klasörlerde bulunan uygulamalar dahil edilir. Örneğin D sürücüsüne kurduğunuz bir uygulama dahil edilmez;

    • C:\Windows
    • C:\Program Files
    • C:\Program Files (x86)
    • C:\ProgramData
    • C:\Users

Durumunuzu görme;

Bu makalede anlatacağım yöntem çoğu bilgisayar üreticisinin kurtarma için uyguladığı yöntem. Eğer bilgisayarınız Windows 10 yüklü geldi ise zaten bilgisayarınızda bir konfigürasyon paketi olabilir. Bu durumda bu makaleyi uygularsanız üreticinizin kurtarma seçenekleri artık çalışmayacaktır. Ayrıca üreticiler farklı farklı yöntemler uyguladıkları için bu makaleyi uygulamada başarısız da olabilirsiniz. Uzun lafın kısası; Eğer zaten bir konfigürasyon paketi varsa bu makaleyi uygulamamanız sizin için daha iyi olacaktır.

Bilgisayarınızda hali hazırda bir konfigürasyon paketi olup olmadığını görmek için şunları yapın;

1- Bir Komut İstemcisi (Yönetici Haklarıyla) açın.

2- Komut istemcisine dir c:\Recovery\Customizations /a  komutunu girin.

3- File not found cevabı bir konfigürasyon paketi olmadığını (1. Resim Mavi) dosyaların listelenmesi ise olduğunu (2. resim Sarı) gösteriyor.


Konfigürasyon Paketi Oluşturma

1- Buradan usmt.rar dosyasını indirin.

2- Sisteminizde .rar dosyalarını açacak bir yazılım yüklü olup olmadığına bağlı olarak şunlardan birini yapın;

  • Rar dosyalarını açabilen bir yazılım (WinRar, 7-Zip, WinZip vb.) yüklüyse dosyaya çift tıklatmanız ya da sağ tıklatıp kullandığınız yazılıma göre değişebilen seçenekleri kullanmanız yeterli. Dosyaları Masaüstüne ayıklayın.
  • Rar dosyalarını açabilen bir yazılım yüklü değilse buradan WinRar ya da buradan 7-Zip programını ücretsiz olarak indirebilirsiniz. 

3- Masaüstünde oluşan usmt klasörünü C:\ kök dizinine atın.


İşiniz bittikten sonra indirdiğiniz .rar dosyasını silebilirsiniz.

4- Şimdi C:\usmt\scanstate yolunu izleyin ve scanstate klasörünün içindeyken Komut İstemcisini burada açın. Bunun için Dosya/Komut istemini aç/Yönetici olarak komut istemini aç yolunu izleyin.


5- Açılan komut istemcisine scanstate /apps /ppkg c:\recovery\customizations\usmt.ppkg /o /v:13 /l:c:\usmt\scanstate.log komutunu girin.


Komut istemci satırının C:\usmt\scanstate ile başladığına dikkat edin. (Kırmızı ile çerçevelediğim alan)


6- Artık beklemeniz gerekiyor. Yüklü olan program sayısı ve boyutuna göre değişen süreler alacaktır süreç. Oluşan konfigürasyon paketi C:\recovery\customizations\usmt.ppkg olarak kaydedilecek.


Bu dizin yani C:\recovery\customizations dizini özel bir dizin. Windows Sıfırlama veya Yenileme işlemine başladığında bu dizini kontrol ediyor ilk olarak. Burada bir konfigürasyon paketi varsa bu kullanılıyor.

7- Artık bilgisayarı Sıfırladığınızda veya Yenilediğinizde bu paket kullanılacak. Ancak bilgisayarınızın açılmama durumunda kullanmak üzere bir kurtarma sürücüsü oluşturun. (Sistem dosyalarını kurtarma sürücüsüne yedekle seçeneği işaretli olmalı. Linkte 2. adım) Bu sürücüye oluşturduğunuz konfigürasyon paketi eklenecek.


Alttaki videoda sürecin nasıl işlediğini görebilirsiniz. Videoda gereksiz yerler kesilmiş bir kısım yerler ise hızlandırılmıştır. Videoda görünen süreç gerçekte 1 saate yakın sürmüştür.


6 Ağustos 2016 Cumartesi

Windows 10 hâla (29 Temmuz'dan sonra) Ücretsiz!

10:11 0
Windows 10 hâla (29 Temmuz'dan sonra) Ücretsiz!
Hepinizin bildiği gibi Windows 10 çıktığından beri bilgisayarında lisanslı Windows 7 veya Windows 8.1 çalıştıran bilgisayarlar için ücretsizdi. Windows 8 çalıştıran bilgisayarlar ise Mağaza'dan kolayca Windows 8.1'e geçebiliyor ardından Windows 10 yükseltmesini alabiliyordu. Ancak bu ücretsiz yükseltme önerisi 29 Temmuz 2016 itibari ile sona erdi.

Peki şimdi ne olacak?


Bu soruyu cevaplamadan önce bir paragraf açmak istiyorum;

Bilgisayarların dominant teknolojik oyuncak olduğu devirler bitti. Bunun sebebi ise çok basit: Çoğu insan bilgisayarı sadece internette dolaşmak ve sosyal medya hesaplarını kullanmak için kullanıyordu. Bunlar ise akıllı telefonlarla artık yapılabiliyor. Dolayısyla adam bilgisayara 1000$ vereceğine telefona veriyor. Aynı işi yapmanın yanında anında fotoğraf/video çekebiliyor hatta canlı yayın yapabiliyor, telefonla konuşabiliyor. Daha ne olsun!

Nasıl ki dizüstü bilgisayarların çıkışı ile birlikte masaüstü bilgisayarlar sadece belirli bir zümrece (Oyunları en üst seviyede oynamak isteyenler, büyük kaliteli ekranlara gerek duyan tasarımcılar, çok fazla güce ihtiyaç duyan medya oluşturucular vs.) kullanılmaya başlandı şimdi de aynı şey dizüstü bilgisayarların başına geliyor.

Bunun konuyla alakası ise şu: Microsoft mobil sektörde yok. Kullanıcılar mobile kaydıkça aslında Microsoft para kaybetmiş oluyor. Yıllardır Microsoft mobil sektöre girmeye pay kapmaya çalışıyor ama bunu becerebildikleri yok. Hatta bırak gelişmeyi ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. BkzAndersenden Masallar: Windows Phone 

Uzun vadede olacak olan şu: Eğer Microsoft mobil pazarda kendine yer edinemezse çoğunuzun yaşı dolayısıyla bilmediği, bir zamanlar dev olan ama şimdi tarih olan firmalardan biri olacak. Microsoft'un en büyük gelir kaynağı Office yazılımları. Ancak Windows pazar hakimiyetini kaybederse Microsoft'u Office yazılımları da kurtaramaz.

Bu sebeple Microsoft hazır elinde Windows gibi bir güç varken mobil işletim sistemi alanına Windows'u kullanarak girmeye çalışıyor. Çok ayrıntılı anlatmayacağım çünkü onlarda ne yaptıklarından pek emin değiller. Her gün karar değiştiriyorlar. Ancak kısaca Windows'un tüm cihazlarda kullanılabilir olmasını istiyorlar. Yani mobil OS geliştirmek yerine Windows mobil cihazlarda da kullanılsın derdindeler.

Peki bu ne işe yarayacak?

Kimse Windows Phone kullanmıyor artık. Bu yüzden kimse uygulama yazmıyor. Microsoft'ta geliştiricilere diyor ki; "Tamam sadece 3-5 Windows Phone kullancısı olabilir ama 1 milyar Windows kullanıcısı var. O zaman sen uygulamayı Windows Phone için değil 1 milyar Windows 10 kullanıcısı için yaz. O zaman para kazanırsın. Ben de yazdığın uygulamanın her iki platformda da çalışmasını sağlayayım."

Peki Microsoft'un elinde bunu yapabilecek tek işletim sistemi nedir: Windows 10! O zaman herkes Windows 10'a geçmeli. O zaman Windows 10 ücretsiz olmalı!

Denklem bu ama Microsoft'un düşündüğünün aksine geçen 1 senede ücretsiz olmasına rağmen Windows 10, 1milyar kullanıcı hedefine ulaşamadı. Bu yüzden bir şekilde ücretsiz yükseltme teklifleri devam edecek. Microsoft'un bu sonbaharda yeni bir yükseltme teklifi ile geleceği zaten biliniyor ancak o zamana kadar da masada Microsoft'un ücretsiz yükseltme teklifi var. Bu yazıda bunu anlatacağım: Yardımcı teknolojileri kullanan müşterilere yönelik Windows 10 ücretsiz yükseltmesi


Yardımcı teknolojileri kullanan müşterilere yönelik 
Windows 10 ücretsiz yükseltmesi

İsmi çok afili olabilir ama bilmeniz gereken bir şey yok. Bu önceki ücretsiz yükseltme teklifinden hiçbir farkı olmayan bir teklif. Sadece 1-2 not düşeyim;

  • Bu teklif ne zamana kadar geçerli?

Microsoft'un bu konuda belirttiği bir tarih yok. Yani 1 hafta sonra bitebilir de hiç bitmeyebilir de.

  • Bu tekliften yararlanabilmem için hangi yardımcı teknolojileri kullanmam gerekiyor?

Dedim ya hikaye. Hiçbir şey kullanmanıza gerek yok.


29 Temmuz'dan sonra Windows 10'a ücretsiz geçmek


Bu işlemi yapabilmeniz için bilgisayarınızın -lisanslı/etkin- Windows 7 veya Windows 8.1 çalıştırması gerekiyor. Windows 8 yüklü ise Mağaza marifetiyle ücretsiz olarak Windows 8.1'e geçebilirsiniz. 

1- Buradan Windows10 Upgrade aracını indirin. Bunun için sayfadaki Hemen yükseltin butonuna tıklatmanız yeterli. Alternatif indirme linki ise burada.


2- İndirdiğiniz aracı çalıştırın. Yapmanız gereken sadece talimatları takip etmek. İşlemi gösteren bir videoyu aşağıya koydum. Videoyu kısaltmak için montajladım. Gerçekte -internet hızınız da önemli çünkü 3 GB'a yakın veri indirmeniz gerekecek- indirme süresini dışarıda tutarsak 1 saate yakın sürecektir.


26 Temmuz 2016 Salı

Windows 10 Yıl Dönümü Güncellemesi (Sürüm 1607) 2 Ağustos'ta Yayınlanıyor!

05:39 0
Windows 10 Yıl Dönümü Güncellemesi (Sürüm 1607) 2 Ağustos'ta Yayınlanıyor!

Windows 10 Yıl Dönümü Güncellemesi, Windows 10'un 2. büyük güncellemesi. İlk büyük güncelleme Windows 10 Kasım Güncellemesi (1511) olarak adlandırılmıştı ve o sürümü tanıtan bir yazı yazmıştım: Windows 10'un İlk Büyük Güncellemesi (10586) ile Gelen Yenilikler Neler?

Windows 10 Yıl Dönümü Güncellemesi aynı zamanda Redstone 1 kod adıyla da anılıyor ve Redstone kod adı ile yayınlanacak 3 büyük güncellemenin ilki. Yani Redstone 2 ve Redstone 3 adında güncellemeler de olacak. Bu güncelleme ilk olarak 10.0.11082 sürüm numarası ile 2015 yılının sonlarında geliştiricilere sunuldu ve o günden bu yana geliştiriliyor. Şu anda geliştiricilerin kullandığı en güncel sürüm 10.0.14393.3. Ancak 2 Ağustos'ta son kullanıcıya sunulacak sürümün hangisi olacağını 2 Ağustos'ta göreceğiz.


Genel değişiklikleri zaten Microsoft e-posta ile kullanıcılarına duyuruyor. Eğer bu e-postayı almadıysanız buradan ulaşabilirsiniz. Tabii bunlara ek olarak yüzlerce hata düzeltmesi yapıldı ama bunlar sıkıcı detaylar atlıyorum. Son kullanıcıyı ilgilendiren değişiklikler ise Windows 10 kullananların çoğunluğunu maalesef ilgilendirmiyor. Çünkü; Cortana'da yapılan iyileştirmeler bize (Türkiye/Türkçe) yaramıyor veya Windows Helo ile ilgili iyileştirmeler sadece bu özelliği donanımsal olarak destekleyen cihazları ilgilendiriyor gibi...

Yine de önemli noktaları vurgulayayım;


  • Edge artık uzantıları destekleyecek. Aklınıza Windows uygulamalarındaki başarısızlık yüzünden bunun çok vakit alabileceği gelebilir ama öyle değil. Microsoft geliştiricilere Chrome uzantılarının 1-2 tıklama ile Edge'ye uyumlu hale getiren bir araç sağlayacak. Böylece tüm Chrome uzantıları Edge'de kullanılabilecek. Hatta şimdiden Adblock, Lastpass gibi eklentiler kullanılabilir durumda.


  • Edge'ye flash içerikler için tıklat-seyret özelliği geliyor. Böylece flash videolar siz başlatmadıkça yüklenmeyecek. Bu hem güvenlik için hem Internet kotası problemi yaşayanlar için olumlu bir gelişme. Ayrıca Edge sekme sabitleme, sürükleyerek gezinme gibi ekstra özelliklere kavuşuyor.
  • Android telefon desteği geliyor. Eğer Android telefonunuz ve Windows 10 bilgisayarınızda aynı Microsoft hesabını kullanıyorsanız bilgisayarınızda telefonunuza ait uyarılar alabileceksiniz. Örneğin telefonunuzun bataryası azaldığında bilgisayarınızda bildirim göreceksiniz.
  • 3. parti bir anti-virüs programı kullansanız dahi Windows Defender'ı kullanabileceksiniz. Şimdiki durumda 3. parti bir anti virüs programı yüklediğinizde Windows Defender kendini kapatıyor. Ancak yeni sürümde isterseniz belirli zamanlarda bilgisayarınızı tarayacak şekilde ayarlayabileceksiniz. Ayrıca offline tarama modu geliyor. Daha önce bunun için burada anlattıklarımı uygulamanız gerekiyordu. Oysa artık bu işlemi tek tıklatma ile yapmanız mümkün olacak;


  • Windows Helo'yu eşitlenmiş cihazlarınızla kullanabileceksiniz. Yani sadece parmak izi veya yüz tarayıcı ile oturum açmak zorunda olmayacaksınız. Cep telefonunuzla, akıllı saatinizle veya bir NFC destekli cihazla oturum açmanız mümkün olacak


  • Windows Helo ile (Parmak izi veya yüz tarama) web sitelerinde oturum açmak mümkün olacak. Yani artık parolalarınızı hatırlamak zorunda değilsiniz.
  • Artık web sitelerini uygulamalar ile ilişkilendirebileceksiniz. Yani bir siteyi açtığınızda bilgisayarınızda o web sitesinin uygulaması yüklü ise -ve isterseniz- o site uygulamada açılacak.


  • Mavi ekrana düştüğünüzde artık mavi ekran bir QR kodu barındıracak ve hatayı cep telefonunuzla araştırabileceksiniz.
  • Cortana ile ilgili pek çok gelişme var ancak kullanamadığımız için bizi ilgilendirmiyor. O yüzden atlıyorum.

Bunların dışında pek çok küçük geliştirmeler/yenilikler mevcut. Bunları da zamanla anlatacağım. Şimdilik bu kadar...


24 Mayıs 2016 Salı

Mobil Ekran Kartı Sıralama Tablosu (Ocak 2017)

03:18 0
Mobil Ekran Kartı Sıralama Tablosu (Ocak 2017)
Enpedi'nin eski müdavimleri bilirler; Sitenin ilk zamanlarında aylık olarak Ayın Yıldızları adıyla yazılar yazıyor ve önerdiğim modelleri sizlerle paylaşıyordum. Ancak daha sonra Kampanyalar bölümünü açmamızla beraber Ayın Yıldızları'nı yayınlamanın bir anlamı kalmadı. Ardından Doların 3 Lira seviyelerine gelmesi ve dizüstü bilgisayarların uçuk fiyatlara çıkması ile açıkçası kampanyalar bölümünü güncellemeye de motivasyonum kalmadı. Ancak sitede mobil ekran kartlarının güncel bir sıralamasının olması bağlantılı yazılar sebebiyle bir zorunluk. Bu yüzden bu sıralamayı artık diğer yazılardan bağımsız olarak vereceğim.

Ekran kartı tablosu;


          FIFA, PES, Strateji oyunları gibi çok fazla sistem gereksinimi olmayan oyunları 720p
   çalıştırabilirken güncel ve çok fazla sistem gereksinimi olan oyunlarda ayarları kısmak gerekebilir hatta bazı oyunları hiç açamayabilirsiniz.  (Sınıf 3-5-6 için uygun)   
                
         Bütün oyunları -Yeni oyunlarda ayarları kısmak gerekebilirse de- 720p çalıştırabilir. Çok fazla sistem gereksinizmi olmayan bazı oyunları oyunları ise 1080p olarak çalıştırabilirsiniz. (Sınıf 2-6 için uygun)     
             
        Bütün oyunları 720p çalıştırabilir. Ancak 1080p çalıştırması için bazı oyunlarda
   ayarları kısmak gerekebilir. (Sınıf 2 için uygun)                      

         Bütün oyunları 1080p çalıştırabilir. Ancak bazı yeni oyunlarda
   ayarları kısmak gerekebilir. (Sınıf 1-2 için uygun)      
    
        Bütün oyunları 1080p en yüksek ayararda çalıştırabilir. Çoğu oyunu ise 4K çalıştırabilir.             


Puan Grafik kartı yongaları
0 -→ 5 Intel HD Graphics 3000/5300
5 -→ 10 GT 720M, AMD R5 M230,,Intel HD Graphics 4000/4400/4600/5000/5600
Intel HD Graphics 520
10 -→ 15 GT 920M,,GT 930M,,GT 820M,,GT 640M,,GT 645M, GT 540M, GT 550M, AMD HD 8730,
Intel Iris Pro Graphics 5200, Intel Iris Graphics 6200,
Intel Iris Graphics 530/540/550
15 -→ 20 GT 940M, GT 840M, GT 740M, GT 650M, GT 745M, AMD R7 M260, R7 M445, AMD HD 8750,
Intel Iris Pro Graphics 6200
20 -→ 25 GT 750M, GTX 660M, AMD R9 M265X, AMD HD 7850/7870
25 -→ 30 GTX 760M, AMD R9 M270/275, AMD R7 M270DX,AMD HD 8870
30 → 35 GTX 765M, AMD R9 M280
35 -→ 40 GTX 950M, GTX 850M, GTX 675M,
40 -→ 45 GTX 860M, 2x750M (SLI)
45 → 50 GTX 960M, GTX 770M
50 → 60 GTX 1050, GTX 965M, AMD 7970M, GTX 870M, GTX 680M
60 → 70 GTX 780M, AMD R9 M290X, AMD 8970M
70 → 80 GTX 880M
80 → 90 GTX 1050 TI, GTX 970M
110 GTX 980M
145 GTX 1060M
200 GTX 1070M
220 GTX 1080M

13 Mayıs 2016 Cuma

Neden Çalıyoruz ve Suçlu Hissetmiyoruz?

02:33 0
Neden Çalıyoruz ve Suçlu Hissetmiyoruz?

Güncelleme... Desteklerini gösteren, üşenmeyip sayfalarca yazan, tavsiyelerde bulunan tüm arkadaşlara teşekkürler. Tüm yorumlara teker teker cevap vermek yerine buradan cevaplamak istiyorum.

Yorumlarda ağırlıklı olarak reklam meselesi ele alınmış. Bu yüzden 1-2 noktayı açıklığa kavuşturmak istiyorum;

  • Derdim kesinlikle sitenin az para kazanıyor olması değil, siteye az link veriliyor olması. Bu arama sonuçlarını etkiliyor, arama sonuçları etkilenince ziyaretçi sayısı gerektiği kadar yükselmiyor, ziyaretçi sayısı belli bir seviyede kalınca sosyal medyada takip edilebilirlik azalıyor, bunlar bir kısır döngü oluşturuyor ve sitenin ağırlığı belli bir seviyenin üzerine çıkamıyor. Bu sorunlar çözülünce zaten reklam gelirleri sitenin masraflarını karşılayabilecek. Zaten daha fazlasını da istemiyorum. Enpedi gibi binlerce orijinal içerik içeren bir siteye sadece 110 sitenin link vermesi kabul edilebilir bir durum değil.
  • Bazı arkadaşlar "Madem olmuyor sen de diğer siteler gibi davran" demişler. Şöyle söyleyeyim; Onlar gibi şerefsizce davranacağıma kapatır giderim daha iyi. Hiç olmazsa kendime küfür ettirmemiş olurum. Enpedi, hiçbir zaman zamanında eleştirdiklerinden olan, düzene uyum sağlayan omurgasız bir site olmayacak. Amaçlar ve Prensipleri görüntü olsun diye koymadım oraya.
  • Şimdilik küsüp gitmek gibi bir niyetim yok. Sadece dikkatinizi çekmek istedim. İngilizce yayın yapmamın tabii ki bana maddi anlamda getirisi çok fazla olur ama zaten İngilizce yayın yapan ve işlerini iyi yapan bir çok site var. Enpedi'nin başlangıç motivasyonu İngilizce bilmediği için bu kaynaklardan mahrum kalan kitleye aynı kalitede Türkçe kaynak sunabilmekti.
  • Bağış sistemini uzun zamandır düşünüyorum ama halen kesin bir karar verebilmiş değilim. Olumlu yanları olduğu gibi olumsuz yanları da olabilir. 

Uzun zamandır yazmak istediğim bir konuya bugün okuduğum bir araştırma vesile oldu. Avustralya, Melbourne merkezli bir üniversite olan Monash Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre Avusturalya halkının (16-75 yaş aralığındaki) üçte biri internetten illegal dizi, film, müzik indiriyor.
Araştırma ekibinin başında olan Robert Eres normalde yasalara son derece saygılı olan bu insanların konu soyut nesneler (Fikir, sanat, yazılım vs.) olunca neden birer hırsıza dönüştüğünü merak etmiş ve konuyu kendi alanı olan nörolojik açıdan incelemeye karar vermiş. Çok uzun uzun anlatacak bir şey yok özet geçeceğim ama merak eden yayınlanan akademik makaleye buradan ulaşabilir.

Özetle; Bir denek grubu oluşturmuşlar. Bu denek grubuna ilk aşamada somut bir şeyi (CD/DVD, Cüzdan, Kitap vs.) çaldıklarını hayal etmelerini istenmiş. Bu esnada da beyin aktiviteleri kayıt altına alınmış. Çıkan sonuç alttaki gibi. Beynin suçluluk duygusu ile ilgili olduğu bilinen lateral orbital frontal cortex bölümünde oldukça yoğun bir hareketlilik olmuş;

2. aşamada ise Internet üzerinden illegal bir içeriği indirdiklerini ya da bir fikri -kısaca maddi olmayan bir mülkiyeti- çaldıklarını hayal etmeleri istenmiş. Bu esnada yine beyin aktiviteleri kayıt altına alınmış. Sonuç; İnsanoğlu soyut şeyleri çalarken o kadar da suçluluk duymuyor!



Burada bir not düşmek istiyorum: Ben bilime sonsuz saygı duyan hayatını öğrenmeye daha bilgili olmaya adamış bir insanım ama bu deney ortaya sadece bir sonuç ortaya koymuş. Sebep konusunu ise ortada bırakmış. Bu da insanın biyolojisi sebebiyle böyle davrandığı gibi yanlış bir sonuca varmayı sağlayabilir. Bence bu sonucun ortaya tek şey var: İnsanlar yakalanma riskleri olmadığında, yakalanma riski olsa bile ceza (Adli veya sosyal) almayacaklarını hissettiklerinde çalmakta bir sorun görmüyorlar. Bu kadar basit!

Paylaşım yasaldır fikrini savunanlara göre;
1- Hırsız mülkiyeti alır götürür. Bu yüzden hırsızdır.
2- Mülkiyeti kopyalar bir getiri karşılığı dağıtırsanız telif haklarını ihlal edersiniz.
3- Mülkiyeti kopyalar ve hiçbir getirisi olmadan dağıtırsanız bu paylaşımdır ve doğaldır.


Paylaşım hırsızlık mıdır?

Internet dünyasında çok uzun zamandır insanlar ikiye ayrılmış durumdalar: Paylaşımın hırsızlık olduğunu savunanlar ve paylaşımın sadece paylaşım olduğunu savunanlar. Paylaşımın sadece paylaşım olduğunu ve masum olduğunu savunanların argümanı üstteki resimde basitçe anlatılıyor. İlk başta basit, etkili ve mantıklı bir açıklama gibi görünse de hayat bu kadar basit değil. Bu konuda benim fikirlerim şöyle;


Öncelikle şunu belirteyim; Aşağıya ne yazarsam yazayım karşısına şu argümanla çıkılabilir; "Ben bir film/oyun/program/kitap vs. vs. satın aldığımda bunu arkadaşımla paylaşmam nasıl yanlış değilse Internet üzerinden paylaşım da bu şekilde yanlış olamaz." Bu kısmen doğru bir argüman bu cebimizde dursun.

  • Yazılım (İşletim sistemi, program vs.) gibi kopya başına lisans satılan ürünlerin üstteki argüman ile savunulması mümkün değil. Bu ürünlerin doğası gereği tek bir nihai kopya üretmek için şirketler mesai ve kaynak harcarlar ardından ortaya çıkan ürünün kopyalarını satışa sunarlar. Bu ürünleri üreten şirketlerin haklarının otoriteler tarafından korunmaması (Ürünlerinin illegal paylaşılması) bu şirketlerin batmasına sebep olacaktır. Dolayısıyla şimdi korsan olarak kullandığımız ürünü ileride parasını versek dahi alamayacağız çünkü kimse üretmeyecek.
  • Film. Filmlerinde üstteki paragrafa benzer bir dağıtım süreci var. Ancak filmler 3 aşamada para kazanıyorlar;

    • Sinemalarda bilet satışı (Asıl para kazanılan kısım bu. Burada korsanlıktan hiçbir zararları yok)
    • Blu-Ray/DVD formatında satış (Sinemalara göre çok cüzi bir rakam gelir. Korsanlık burada kazancı etkiliyor)
    • TV telif hakları (İlk 2 gelir kaynağına göre daha az gelir. Korsanlıktan etkilenme yine mevcut)

    Burada ben gri kısımdayım. Örneğin bir film sinemalara geldi. Hemen hemen aynı zamanda CAM sürümleri Internet'e düşüyor. Bu CAM sürümleri çamur gibi bir görüntü kalitesine sahip oluyor ve bu sürümleri indirip izleyenler zaten bu imkanları olmasa bile sinemaya gitmeyecekler. (Zarar yok)  2-3 ay sonra Blu-Ray/DVD sürümleri çıkıyor. Bu esnada internete yüksek kaliteli versiyonları düşüyor. Açıkçası bu esnada film indirenlerin %90'ının 50-60 TL verip Blu-Ray sürümünü satın alacaklarını sanmıyorum. Ayrıca alsalar bile bunu seyretmek için donanım gerek. (Zarar az. Ama internetten uygun fiyata yüksek kaliteli versiyonu indirme şansı sunsalar çoğu insan satın alacaktır diye düşünüyorum) Sinema sektörü -ABD'nin çoğu sektörü gibi- balon bir sektör. ABD'de bir fikir buldunuz 1-2 sene içinde bunu milyar dolarlara satma imkanınız var. Kimse "Bu, bu kadar eder mi?", "Biz bunu alıyoruz ama buna verdiğimiz parayı nasıl çıkaracağız?" diye düşünmüyor. Çünkü satın alan şirketlerde genelde balon ve yöneticileri sele kapılmış bir tahta misali akıntıya ayak uyduruyorlar. (İzlemiyorsanız Silicon Valley'i izlemenizi öneririm) Facebook'un Whatsapp18 milyar dolara, Microsoft'un Skype8.5 milyar dolara alması... Activision'un Candy Crush6 milyar dolara alması... (HP'nin Autonomy'ye 10 milyar doları gömmesi her halde tarihin en salakça satın almasıydı bunu saymıyorum bile) Sonuçta bunlar sadece birer uygulama. Yarın daha iyi bir fikir bu uygulamaları tarihe gömecek. Teknoloji tarihi bunun örnekleri ile dolu. Sinema sektörü de aynı şekilde işliyor. Bu gün üst seviye bir Holywood starının film başına istediği rakam 20 milyon dolardan başlıyor. Peki, bu ederi kim belirliyor? Neden bu insanlar hayatını bilime adamış bir bilim insanının, insanlara yardım için 30 senesini harcamış çok iyi bir doktorun, uzay mekiği yapan bir mühendisin, dünyayı ileriye taşıyan, insanların hayatını kolaylaştıran işler yapan milyonların hayatı boyunca kazandığı paranın onlarca katını tek bir filmde kazanıyorlar? Serbest piyasa ekonomisi diyebilirsiniz ama bu piyasayı da belirleyen ABD'nin balon eğlence şirketleri değil mi? Bu şirketlerde istiyorlar ki dünya yansın ama onların bir tutam otları yanmasın. Düzenleri onların kafasına göre devam etsin. Bir filmden milyar dolar kazansınlar, oyunculara milyon dolarlar dağıtsınlar, sektörün kaşarları insan aklının alamayacağı bir lüks içinde yaşasınlar.  Burada mesele hırsızlık, hak hukuk meselesi değil. Bir realite meselesi var. Engelleyemiyorsanız uyum sağlayacaksınız. Nasıl müzik sektörü aklını başına aldı sinema sektörü de alacak. Çünkü bir kısmın deyişiyle korsanın, bir diğer kısmın deyişiyle paylaşımın önüne geçmek mümkün değil. 
  • Dizi. Dizilerin tamamen farklı bir dağıtım ve para kazanma süreci var. Açıkçası benim bu konuda fikrim net: Diziyi yapıyor ve yayınlıyorsunuz. Yani havaya salıyorsunuz. İsteyen alır kullanır. Zoruna giden tiyatro yapacak, salona kamera sokmayacak.

Peki, fikir hırsızlığı!


Şimdiye kadar hep söyledim: Bu siteyi para kazanmak için açmadım. Sizlere en iyi şekilde hizmet vermeye odaklandım. Bu yüzden;

  • Sitede sadece Google reklamlarını yayınladım. Bu reklamlarında sizi kesinlikle rahatsız etmeyecek şekilde yerleşmesine azami özeni gösterdim.
  • Başka sitelerin hit sayılarını arttırmak için 10-20 sayfaya böleceği uzunlukta olan yazıları dahi tek sayfada yayınladım.
  • Kimsenin yazmadığı konularda onlarca özgün Türkçe'de ilk defa yazılmış makaleler yazdım.
  • Yazdığım yazılara ilgi çeksin tıklama sayısı artsın diye sansasyonel başlıklar atmak yerine hep yazıyı olabildiğince iyi tanımlayan başlıklar atmaya özen gösterdim.
  • Yazdığım yazılar tek kişiye dahi zarar vermesin diye defalarca, her şartta denedikten sonra yayınladım. Normalde günde 5-10 özensiz yazı yazabilecekken özenle yazılmış tek bir yazı yazmayı tercih ettim. Siz farkında değilsiniz ama yazıya koyacağım tek bir resim için bir günümü harcadığım oluyor. Bir tek cümlede hatalı bilgi vermemek için yüzlerce sayfa teknik dokümanı gözden geçirdiğim oluyor.
  • Bütün buna rağmen yine de yazılarla ilgili bir sorun yaşadığınızda ya da yardıma ihtiyacınız olduğunda tüm sorularınıza cevap verdim.

Bunun karşılığında ne aldım?


Günde ortalama 50 000 sayfa gösterimi olan, binlerce özgün makalenin yer aldığı Enpedi'ye link veren site sayısı sadece 110! Yazıyla yüz on! Dolayısıyla Google Pagerank değeri 2 yani çok zayıf. Peki neden?

Çünkü çoğunuz burada okuduklarınızı, neredeyse burada okuduğunuzla aynı kelimelerle, cümlelerle başka platformlarda bunu doğuştan biliyormuşsunuz gibi yazıp caka satıyorsunuz. "Ben bunu burada okudum arkadaşlar" deyip link vermek yok. Peki, bir gün ben ve benim gibiler "Eee yeter be" derse nereden alıp caka satacaksınız?

Enpedi'deki herhangi bir yazıyı açıp bir kısmını Google'da arattığımda onlarca yerde yazdıklarımın kopyalanıp yapıştırılıp yayınlandığını görüyorum. Bunu hiç önemsemedim çünkü önüne geçmenin imkânı yok. Ancak işin kötü tarafı çalınan içerik yüksek hitli bir sitede/forumda kopyala yapıştır ile yayınlandığında Google aramalarında genelde o site daha üstte çıkıyor. Düşünebiliyor musunuz? Ben günlerce emek harcayıp eksiksiz bir yazı yazıyorum, biri çıkıp bunu çok ziyaretçisi olan bir forumda 4 tıklatma ile yayınlıyor ve Google aramalarında bu içerik benim yazımdan önce çıkıyor. Bunun, bunu yapana -3-5 ergenin vıcık vıcık beğenisini sağlaması dışında- hiçbir faydası yok. Zaten kendisini sömürmek için kurulmuş, arkasında genelde Türkiye'nin medya holdinglerinin para kazanmak için olduğu bir platforma yancılık ediyor.

Evet para için kurmadım bu siteyi. Ama ben de her insan gibi emeklerimin karşılığını almak istiyorum.


Nedir bu karşılık?


Enpedi'nin Türkiye'nin önde gelen saygın teknoloji sitelerinden biri olması. Bunun için ise siteyi kendi barındırma alanına taşımam, daha profesyonel ve kullanışlı bir tasarıma dönmem gerekiyor.
Ancak 7 senedir Blogger'dan ayrılamıyorum. Neden?

Çünkü bu seviyede sayfa gösterimi olan bir site kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar kazanmaktan aciz. Aylık geliri 100 doları bile bulmuyor çoğu zaman. Bu ise sunucu giderlerini dahi karşılamayacak. Peki neden?

Çünkü örneğin son bir haftada siteye giren her 5 kişinin 4'ü reklam önleyici yazılım kullanarak girmiş. Altta son bir haftanın rakamlarını görüyorsunuz;

Son bir haftada reklamların görüntülendiği sayfa gösterim sayısı
Son bir haftanın normal sayfa gösterim sayısı

Size reklam önleyici yazılım kullanmayın diyen yok aksine ben de kullanıyorum ama yararlandığım, reklamları edebiyle yayınlayan siteleri istisna olarak ayarlıyorum. Sadece oradan buradan reklamlar, açılır pencereler fırlayan siteler için kullanıyorum.

Yine bir yanlış anlaşılma olmasın diye tekrar etmekte fayda görüyorum. Enpedi'nin ve benim prensiplerimiz var. Bunları burada anlattım: Amaçlar, prensipler! Oradan bir alıntı yapayım;

    Bir siteden yararlanan bir okuyucu "Bu site benim işimi gördü bende bir reklama tıklayarak karşılık vereyim!" diyebiliyor ya da site yöneticileri ziyaretçilerini bu yönde yönlendirebiliyor.
Bu ilk bakışta masum bir davranış gibi görünse de biz bunu reklam verenin parasını çalmak, hırsızlık olarak görüyoruz. Bizim haksız kazanca ihtiyacımız yok. Bu yüzden lütfen sitemizdeki reklamlara sadece ilginizi çekiyorsa tıklayın.
Sitemizden yararlanıp bunun karşılığını vermek istiyorsanız basitçe teşekkür edin yada daha fazla insanın yararlanabilmesi için tanıdıklarınıza önerin. Bu bizim için fazlasıyla yeterli.   

Özetlersek...


"Şu bilgisayarı incelemeyecek misin?" diye sormayı biliyorsunuz ama ben o bilgisayarı üreticisinden incelemek için istediğimde reklam ajansı bakıyor isteyene; Kaç Facebook takipçisi var, kaç Twitter takipçisi var. Zahmete değer mi?

Böyle bir sayfanın 400 000 takipçisi varken, 3 000 takipçisi olan bir platformu doğal olarak -etki alanını az diye- tercih etmiyorlar.

Hiç mütevazı falan olmayacağım; Enpedi'nin faaliyet gösterdiği alanda içeriğine uzaktan yakından yaklaşan tek bir Türk sitesi dahi yok. Buna microsoft.com dahil. Buna rağmen site istediğim hızla büyümüyor. Ben yapılacak her şeyi (Orijinal içerik üretmek, okuyucuya karşı dürüst olmak, tatlı su kurnazlıkları ile hit arttırmaya çalışarak okuyucuyla dalga geçmemek vs. vs.) yapmama rağmen sonuç bu oluyorsa bunda herhalde suç benim değil. Suç sizlerin! Suç sizlerin bencilliğinin!

Bu bir veda değil ama böyle giderse bir vedanın başlangıcı olacak. Çünkü böyle giderse siteyi İngilizce yayın yapan bir platforma dönüştüreceğim. Hiç olmazsa başım ağrımaz yaptığım işin de maddi olarak karşılığını alırım. Sizlerde sağda solda bulduğunuz oradan buradan aparma, yazarının ne yazdığı konusunda hiçbir bilgisi olmadığı içeriğe geri dönersiniz...

9 Mayıs 2016 Pazartesi

Türkiye Internet, PC, Telefon, Tablet, Konsol, İşletim Sistemi ve Sosyal Medya Kullanım İstatistikleri (2016)

09:47 0
Türkiye Internet, PC, Telefon, Tablet, Konsol, İşletim Sistemi ve Sosyal Medya Kullanım İstatistikleri (2016)
Daha önce Dünya Internet, PC, Telefon, İşletim Sistemi ve Sosyal Medya Kullanım İstatistikleri'ni yazmıştım. Şimdi sıra geldi Türkiye'nin istatistiklerine. Bu yazı biraz daha detaylı olacak çünkü tablet ve oyun konsollarına iat istatistikleri de yazıya dahil edeceğim. Başlayalım...


Tekrardan kaçınmak için bu verilerin elde edilişi ile ilgili girizgahı atlıyorum. Bunun için okumadıysanız ilk yazıya göz atabilirsiniz.

PC (OS)

Türkiye'de Windows 7 henüz % 50'nin altına düşmüş değil ama düşüş trendi dünya ile aynı.
Windows 10'a geçiş oranımız dünya ortalamasının altında.
Hala toplam bilgisayar kullanıcılarının % 12.5'i Windows XP kullanıyor. Bu dünya ortalamasının 2 katı. Gelişmiş ülke ortalamalarının ise 4 katı. Değişime direnmek genlerimizde var sanırım. 

PC (Trarayıcı)

Dünya ortalamasına göre Chrome kullanımımız oldukça yüksek Firefox kullanımı ise oldukça düşük. (Ancak son 2 ayda belirgin bir yükselme var)
IE Explorer düşüşte ancak bunun sebebi Windows 10'a geçen kullanıcıların Edge kullanıyor olması.
Yandex kullanımı ise hiçbir ülkede olmadığı kadar yaygın. (% 2.9)


PC (Arama motoru)

Arama motoru cephesinde ise değişik bir şey yok. Google lider.
Dünyadan tek ayrıştığımız nokta ise Yandex'i dünya ortalamasından 8 kat daha fazla kullanıyor oluşumuz.

PC (Sosyal medya)

Mobildeki durum burada da aynen devam ediyor. Bir dünya genelinin çizgisine bakın bir de bizimkine :D


PC (Çözünürlük)

Dünyaya göre bizde 1366x768 ekran çözünürlüğü çok daha yaygın: % 30 - % 43
Dünyaya göre 1080p ekran sayısı çok daha az: %8 - %14


Telefon (OS)
Android geçtiğimiz 12 ayda Türkiye'deki pazar payını % 1.53 arttırarak %80.51'e çıkarken, IOS tarafında ise bu artış 0,74 ve pazar payı % 16.87. Bu yeni % 2.25'lik yeni müşterinin nereden geldiğini tahmin ediyorsunuzdur: Windows Phone bu süre zarfında % 1.27 müşteri kaybetmiş. Şu andaki pazar payları ise % 1.24. Yani Windows Phone kullanıcılarının % 53'ü başka platformlara geçmişler.


Telefon (Tarayıcı)

Chrome geçen yılın bu zamanlarına göre pazar payını arttırmış ama farkedebileceğiniz gibi Şubat ayından bu yana düşüşte. Bunun sebebi Samsung kullanıcılarının Samsung Internet tarayıcısının 4. versiyonunu oldukça beğenmiş olmaları. Android'in kendi tarayıcısı pazar kaybetmeye devam ediyor çünkü bunu kullanan telefonlar yavaş yavaş anneye babaya verilmeye ya da çöpe atılmaya başlandı. Safari ve IE Mobile doğal olarak işletim sistemleri nereye gidiyorsa oraya gidiyorlar.


Telefon (Arama motoru)

Söylenecek bir şey yok. Google ezip geçiyor. Pazar payı yaklaşık % 99!


Telefon (Sosyal medya)

Gördüğünüz gibi ikisini bir arada kulanmayı beceremiyoruz. Bir ay birine meyletmişiz bir ay diğerine. Mubarek suya yansıma gibi olmuş Facebook ve Twitter'in çizgisi. Ne desem nasıl yorumlasam bilemiyorum. Bir anlam veren beri gelsin. Dünyada olması gerektiği gibi bu şekildeydi hatırlarsanız. Diğer ülkelere de baktım böyle istikrarlı bir şekilde zikzag çizen bir grafik hiçbir ülkede yok.


Telefon (Markalar)

Samsung açık ara lider.
Samsung, Apple, LG ve General Mobile piyasanın % 80.14'üne sahipler.
Nokia, % 4.17'den % 2.04'e düşmüş.
General Mobile düşüşte (% 8.33) ve LGGeneral Mobile'ı yakalamış. (% 8,25)
Sony hafif bir yükselme ile %3.46'da.
HTC % 3, Turkcell % 2, Asus % 1.5'larda

Mobil (Çözünürlük)

Telefonların ekran çözünürlüğünü yorumlamak oldukça güç. Bunun sebebi telefonlarda CSS Pikseli denilen bir ölçeklendirmenin kullanılması. Teknik bir konu olduğu için ayrıntılara girip sizi sıkmak istemiyorum ama kısaca anlatayım...

CSS Piksel nedir?


1440x2550 gerçek piksel sayısına sahip bir Galaxy Note 4 ile bir web sayfasını açtığımızı düşünelim. Bu web sayfasının mobil versiyonu da bulunmasın. Bu durumda yazılar o kadar küçük olacaktır ki değil okumak yazı olduğunu dahi anlamakta güçlük çekecektiniz.

Şimdi aynı sayfayı 320x480p ekranlı iPhone 3 ile açtığınızı düşünelim. Bu seferde sayfanın sadece bir bölümünü görecektiniz. Sayfanın tamamını görmek için sayfayı sağa sola, aşağı yukarı kaydırmanız gerekecekti.

Web tasarımcıları bu sorunlardan kurtulmak ve sayfalarının her cihazda düzgün gözükmesini sağlamak amacı ile çeşitli web tasarım dili kodları kullanırlar. Bu kodlar sayesinde web sayfası mobil cihazlarda cihazın gerçek piksel sayısı yerine o cihaza uyumlu CSS piksel sayısını baz alarak oluşturulur. Böylece mobil cihaz kullanıcıları web sayfasını yazıları okunur ve ekranlarına tam sığmış olarak görüntülerler.

Ancak bu durum teknik olarak cihazın gerçek çözünürlüğünü saptamayı da oldukça güçleştirir.
Alttaki grafikten yola çıkarak açıklayayım:

360x640p ekrana sahip cihazların sayısında geçtiğimiz yıl içerisinde düzenli bir artış olmuş ve bu cihazların sayısı neredeyse 2 katına çıkmış. Düşündüğünüzde bu oldukça mantıksız. Normalde tam tersi olması gerekirdi çünkü bu çözünürlük artık kullanılmayan eski telefonla ait bir çözünürlük. İşte bunun sebebi gerçek piksel sayıları çok çok farklı olan Galaxy Note 2/Note 3/Note 4/Note 5/S3/S4/S5/S6, HTC One/Sensation, Xperia S/Z/Z1 vs. gibi cihazların bu CSS piksel çözünürlüğünü kullanması.

Bunları aşağıdaki tabloda verdim. Çözünürlükleri bu tabloya göre değerlendirmeniz gerekiyor. Yine açıklamaya çalıştığım gibi bu veriler hakkında kesin bir sonuç yürütmek mümkün değil çünkü bazı CSS piksel çözünürlüklerini çok fazla sayıda cihaz kullanıyor.

360x640 tıpkı dünyada olduğu gibi Türkiye'de de artışta ama bizdeki oaranı çok daha yüksek. Dünyada bu oran % 24 civarı iken bizde 2 katı yani % 48 civarı. E Nokia C5 kullanmadığınıza göre buradan çıkan sonuç parayı telefona, özellikle Samsung Galaxy Note ve S serisine yatırmışsınız.
2. sırada 480x800 var. Bu gerçek çözünürlük ve genelde HTC, LG ve Samsung Galaxy serisinin nispeten eski modellerine tekabül ediyor.
Altlardaki 320x568 ve 375x667 çözünürlükleri iPhone 5/5S/5C ve iPhone 6'yı gösteriyor.
Merak eden için 
736x414 çözünürlük iPhone 6 Plus'ın ve şu andaki pazar payı % 1.1.


CSS Piksel Gerçek Piksel Telefon Modelleri
360x640 1440x2560 Galaxy Note 4, Galaxy Note Edge, Galaxy S6, Xiaomi Mi Note Pro
1080x1920 Nexus 5, HTC J Butterfly/One, Lenovo K900, LG G2/Nexus 5/Optimus G Pro, SAamsung Galaxy Note 3/Galaxy Round/Galaxy S4/Galaxy S5/Galaxy S5 Active/Galaxy S5 Sport, Sony Xperia Z/Xperia Z1, Xiaomi Mi3/Mi4/Mi4i/Mi Note
720x1280 Amazon Fire Phone, BlackBerry Leap, BlackBerry Z30, HTC EVO LTE/One Mini/One X, Huawei Ascend Mate2, Motorola Moto G, Galaxy Alpha, Galaxy Nexus, Galaxy Note, Galaxy Note II, Galaxy S3, Galaxy S5 Mini, Galaxy S III, Xperia Ion, Xperia S, Xiaomi HongMi/Mi2/Mi2A/Mi2S/Redmi 1s/Redmi 2/Redmi 2A/Redmi Note/Redmi Note 2
360x640 Nokia,C5/C6/C7/N8/N97/X7
540x960 HTC Evo 3D/Sensation/Sensation XE, Huawei Ascend G6
480x800 480x800 Galaxy W, Nexus S LCD, Nexus S SAMOLED, Lenovo A390, HTC Thunderbolt, HTC Touch HD, HTC Desire HD, HTC Evo, HTC Nexus One, HTC One SV, LG Optimus 2X, LG Optimus 3D, LG Optimus Black, Lumia 620, Lumia 7X0, Lumia 8XX, Lumia 900, Nokia N800/N810/N900, Samsung Epic (D700), Galaxy S, Galaxy S2, Galaxy S II, Galaxy S III, Galaxy S Plus, Galaxy S3 mini
320x568 640x1136 iPhone 5, iPhone 5C, iPhone 5S, iPod Touch 5
375x667 750x1334 Apple iPhone 6
320x480 640x960 iPhone 4, iPhone 4S, iPod Touch 4,
320x480 Apple iPhone 3, iPhone 3GS, Galaxy Ace,
480x800 Lumia 900, Lumia 620
768x1280 Lumia 1020, Lumia 925, Lumia 920
720x1280 Lumia 830, HTC 8X,
480x720 ZTE Open (Firefox OS)
480x854 480x854 Motorola Defy/Droid/Droid X/Milestone, Xperia Sola, Xperia U
540x960 540x960 Motorola Atrix 2/Atrix 4G/Droid 3/Droid 4/Droid Razr
736x414 2208x1242 iPhone 6 Plus
720x1280 1080x1920 Surface 2, Surface Pro, Surface Pro 2

320x534
768x1280 Lumia 1020, Lumia 920, Lumia 925, Lumia 928
800x480 HTC Desire HD/Evo/HD2/Nexus One/One SV/Thunderbolt/Touch HD/Lenovo A390, LG Optimus 2X/Optimus 3D/Optimus Black/LU1400, Lumia 7X0/Lumia 8XX/Lumia 900, Nokia N800/N810/N900, Samsung Epic (D700)/Galaxy S/Galaxy S 2/Galaxy S Plus/Galaxy W/Nexus S LCD/Nexus S SAMOLED

Tablet

Tablette Android yükselişte (% 68) IOS düşüşte. (%32)
Diğerleri önemsiz.
Geçen sene bu zamanlar Apple piyasayı domine ederken (% 43)
şu anda Samsung gelip geçmiş durumda. (% 32 - % 34)
General Mobile, 2016 ile birlikte müthiş bir atak yapmış.(% 15)
Asus kan kaybederken Casper yerinde saymış.
Diğerleri ise % 1'in altında kalmışlar.

Konsol

Konsol cephesinde Playstation'un büyük üstünlüğü var. Xbox'ın üretiminin durdurulması ile önümüzdeki dönemde Sony piyasada iyice yalnız kalacak.
Görünen o ki önce panel teevizyonu kapmışsınız ondan sonra konsolu :)
Konsolda tarayıcının bir önemi yok ama buraya bakarak
PS3 ile PS4'ün oranını karşılaştırmak mümkün..

Bilgisayar mı, telefon mu, tablet mi?

Bilgisayar güç kaybediyor, telefon yükseliyor.
Mart 2016 itibari ile telefonla girilen sayfa sayısı bilgisayar ile girilen sayfa sayısını geçmiş.
Tablet kullanımı ise stabil: % 4

Önceki bölüm;