Full Programlar: Notebook Satın Alma Modülü

Dns,Yasak Sitelere Giriş,Mac,Proxy,Full,Porgramlar,Themes,Html,Asp,Php,Scriptler

Copyright owners

test
Notebook Satın Alma Modülü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Notebook Satın Alma Modülü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2011 Pazartesi

Notebook Kullanmaya Başlangıç : İhtiyaçları Belirlemek (2016)

06:06 0
Notebook Kullanmaya Başlangıç : İhtiyaçları Belirlemek (2016)
Son güncelleme 24 Mayıs 2016
İlk yayın tarihi 31 Ocak 2011 (Yazının eski versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz)

Yıllar evvel kaleme aldığım Notebook satın alma rehberi isimli yazıma gösterilen ilgi -düşündüğümün çok çok üzerinde oldu bu ilgi- insanların bu konudaki bilgiye ne kadar aç olduğunu görmeme ve bu yazı dizisini kaleme almama vesile oldu. Tabii okuyucularımdan gelen yorumlarda gözlediğim, ihtiyaçları doğru belirlemek konusundaki eksiklik ve "Eee aldık şimdi ne yapmamız gerek?" soruları da ikinci bir etken oldu. Bu yazı dizisi Notebook satın alma rehberi'nin kapsamını genişlettiğim ve sadece satın alma aşamasını değil öncesini ve sonrasını ele aldığım bir üçleme oldu. Yazmak oldukça uzun zaman aldı çünkü bu yazıya verilecek bağlantıları yazmak düşündüğümün çok üzerinde vaktimi aldı. Sonuç olarak bu yazımda bir dizüstü bilgisayar almaya karar verdiğiniz andan başlayarak aldığınız ürünün kullanım ömrünün bittiği ana kadar yapmanız ve yapmamanız gerekenleri bilgim dahilinde anlatmaya çalışacağım. Muhtemelen bu yazıyı okumayı tamamladığınızda dizüstü bilgisayarlar hakkında oldukça ileri seviye bilgiye sahip olacaksınız... Okumaya devam edin lütfen...


Bir dizüstü bilgisayar satın almaya karar verdiğiniz andan, aldığınız dizüstü bilgisayarın kullanım ömrünü doldurduğu veya yenilediğiniz ana kadar süren süreç 3 bölüme ayrılabilir. Bende bu doğrultuda bu yazı dizisini 3 yazıdan oluşturdum;

1- İhtiyaçları belirlemek,


Bu süreçte nasıl bir konfigürasyona ihtiyacınız olduğunu doğru olarak belirlemek hem ileride hayal kırıklığına uğramanızı engelleyecek hem de ihtiyacınız olmayan özelliklere para yatırırken gerçekte ihtiyacınız olan özelliklere sahip olamamanızı yada eksik sahip olmanızı önleyecektir. Fakat bunu doğru belirleyebilmek için işlemciler ve grafik kartları hakkında temel de olsa bir bilgiye sahip olmanız gerekir. Aksi taktirde yanılmanız veya yanıltılmanız işten bile değildir. Bu konuda gerçekten uzman olmayan kişilerden fikir almayın. İyi niyetli olsalar da sonuçta derme çatma bilgileri sadece sizi yanıltmaya yarayacaktır. İşte şu anda okuyor olduğunuz Notebook Kullanmaya Başlangıç : İhtiyaçları Belirlemek bu aşamada size yardımcı olmayı hedefliyor.

2- Marka-Model seçimi ve Satın alma,


İhtiyaçlarınızı doğru belirledikten sonra doğru marka ve modeli bulmanız gerekir. Bu aşamada size Notebook satın alma rehberi adlı yazıyla yardımcı olacağım. Bundan sonra da bu aynen devam edecek.

3- Kullanıma hazırlık ve kullanım,


Bu aşama dizüstü bilgisayarınızı aldığınız ve kutusunu açmaya başladığınız andan itibaren başlayan aşama. Bu aşamada size yardımcı olabilmek için Notebook Kullanmaya Başlangıç :Kullanım ve Bakım adlı yazıyı yazdım. Bu yazıda dizüstü bilgisayarınızın fiziksel bakımını ve işletim sisteminin bakımını nasıl yapacağınızı anlatacağım. Bunun yanında pek çok küçük ipuçları vermeye çalışacağım. Başlayalım...


I. AŞAMA :
İhtiyaçları belirlemek

Öncelikle ne kadar performansa ve bu performansın nerede yoğunlaşması gerektiğine karar vermelisiniz. Genel olarak bir bilgisayarda performansı etkileyen 4 donanım vardır;

1- İşlemci (CPU)
2- Grafik işlemci (GPU)
3- Bellek (RAM)
4- Sabit disk

Yeni kullanıcılar için bazı temel konuları tekrarlayayım;

  • Bir bilgisayar en zayıf donanımı kadar hızlıdır. Üstte sıraladığım donanımdan biri diğerlerine göre zayıfsa bu bilgisayarın beklenen performansı vermesini engeller. Buna "Darboğaz" denir.
  • Bilgisayar monitöründe gördüğünüz her şey diskte depolanır. (İşletim sistemi, programlar, oyunlar, açtığınız Internet sayfaları, resimler, videolar vs.) Bir bilgisayarda disk dışında depolama ünitesi yoktur. Dolayısıyla işletim sisteminin açılması, henüz RAM'e aktarılmamış bir uygulamanın başlatılması gibi işlemlerin süresi işlemci veya ekran kartınıza değil diskinizin hızına bağlıdır. Uzun yıllardır bilgisayarlarda darboğaz yaratan donanım sabit disk idi. Ancak günümüzde SSD ünitelerinin yaygınlaşması ile bu darboğaz önemli ölçüde ortadan kalkmıştır.
  • Bilgisayar RAM'den çalışır. İşlemci veya ekran kartının direkt diskten veri okuması ve kullanması diye bir şey sözkonusu değildir. Ne lazımsa diskten okunur ve RAM'e aktarılır. Ardından duruma göre işlemci veya ekran kartı, çoğu durumda ikisi de bu verileri kullanır. Dolayısıyla yeterli RAM'e sahip olmamanız darboğaz oluşturur. Çünkü RAM yeterli olmadığında RAM yeni istekler için önce boşaltılmak (Diske yazma) sonra doldurulmak (Diskten okuma) zorunda kalır. Diskin bir bilgisayardaki en yavaş (SSD dahi olsa) donanım olduğu düşünüldüğünde bu performansı dramatik bir şekilde düşürür.
  • Oyunlarda gördüğünüz grafikleri oluşturan donanım garfik kartıdır. (GPU) Yani dünyanın en hızlı işlemcisine (CPU) sahip olsanız dahi ekran kartınız zayıfsa ya da yoksa istediğiniz gibi oyun oynayamazsınız.

İşlem performansı


    İşlem performansında belirleyici etmen işlemcidir. Çok basit bir şekilde ne kadar güçlü işlemciniz varsa o kadar çok işlem gücünüz vardır. Ama işlemcinin gücünü anlamak bu konuda üstün körü bilgisi olan kişiler için kolay bir iş değildir.   

İşlemci üreten iki şirket var: Intel ve AMD. Piyasadaki konfigürasyonları incelediğinizde AMD işlemciye sahip modellerin yok denecek kadar az olduğunu göreceksiniz. Bu yüzden bundan sonra işlemci konusunu sadece Intel ekseninde anlatacağım.

Dizüstü bilgisayarların yaygın olarak kullanılmaya başlandığı tarih çok eski değil. Bu yüzden işlemci tarihini baştan anlatmaya gerek yok. Sadece kısaca özetleyeyim;

  • 2006 ve 2011 yılları arasında Intel Core (Core Solo ve Core Duo) ve Intel Core 2 (Core 2 Solo, Core 2 Duo, Core 2 Quad ve Core 2 Extreme) işlemciler kullanıldı. Bunlar 65 nm ve 45 nm transistörler ile üretilen işlemcilerdi. Bu yüzden soba gibi ısı yayıyorlardı. 
  • 2010 yılından günümüze kadar ise ıntel Core i (Core i3, Core i5 ve Core i7) işlemcileri kullanıyoruz. İlk çıkan Core i işlemciler (Nehalem mikromimarisi) 32 nm ile üretilirken günümüzde piyasada olan 6. nesil  (Skylake) Core i işlemciler 14 nm ile üretiliyorlar.

Gördüğümüz şeyi her zaman okuduğumuzdan kolay anlıyoruz. Bu yüzden bir tablo hazırladım:

Mikro
mimari
Kod
adı
Mobil
Kod adı
Tran
sistör
boyutu (nm)
Çıkış tarihi İşlemciler
Core Merom Merom 65 2006
2007
Core 2 Duo
Pentium Dual-Core
Pentium
Celeron Dual-Core
Celeron
Celeron M
T5xxxT7xxxSU (3, 7, 9xxx)
Penryn Penryn 45 2007
2011
P7xxx
P8xxx
P9xxx
T6xxx
T8xxx
T9xxx
Q9xxx
Nehalem Nehalem Clarksfield 2008
2011
İLK NESİL Core i3
Core i5
Core i7

Pentium
Celeron
(Core i7) 720QM, 740QM, 820QM, 840QM
Westmere Arrandale 32 2010
2011
(Core i7)
620M, 640M vs.
(Core i5)
460M, 480M, 560M vs.
(Core i3)
350M, 380M vs.

İlk nesil Core i işlemcileri 3 basamaklı olan isimlerinden anlayabilirsiniz.
Sandy
Bridge
SandyBridge Sandy
Bridge-M
2011 2. NESİL Core i3
Core i5
Core i7
Pentium
Celeron
2. nesil Core i işlemcilerin isimleri 2 rakamı ile başlar ve 4 basamaklıdır. Örneğin Core i7 2630QM gibi.

Ancak Pentium ve Celeron işlemcilerin isimleri 3 basamaklıdır. Başında B harfiş bulunabilir. Pentium'lar 9 ile başlarken Celeron'lar 8 veya 7 ile başlarlar.
IvyBridge Ivy
Bridge-M
22 2012
2014
3. NESİL Core i3
Core i5
Core i7
Pentium
Celeron
3. nesil Core i işlemcilerin isimleri 3 rakamı ile başlar ve 4 basamaklıdır. Örneğin Core i7 3630QM gibi.

IvyBridge Pentium ve Celeron işlemcilerin de isimleri 4 basamaklıdır. Başında harf olmaz. Pentium'lar 2 ile başlarken Celeron'lar 2 ile başlarlar.
Haswell Haswell Haswell-MB
(Notebook)

Haswell-LP
(Ultrabook)
2013
2016
4. NESİL Core i3
Core i5
Core i7


Pentium
Celeron
Core M
4. nesil Core i işlemcilerin isimleri 4 rakamı ile başlar ve 4 basamaklıdır. Örneğin Core i7 4770HQ gibi.

Haswell Pentium işlemciler ise 35 rakamı ile başlar ve 4 basamaklıdır. Örneğin 3560Y gibi.
Celeron işlemciler ise 29 ile başlarlar. Örneğin 2970M
Broadwell Broadwell 14 2014 5. NESİL Core i3
Core i5
Core i7

Pentium
Celeron
Core M
5. nesil Core i işlemcilerin isimleri 5 rakamı ile başlar ve 4 basamaklıdır. Örneğin Core i3 5010U gibi.

Pentium işlemciler ise 38 ile başlarken Celeron işlemciler 37 veya 32 ile başlarlar.
SkyLake SkyLake SkyLake 2015 6. nesil Core i işlemcilerin isimleri 6 rakamı ile başlar ve 4 basamaklıdır. Örneğin Core i7 6700HQgibi.

Pentium işlemciler ise 44 ile başlarken Celeron işlemciler 39 veya 38 ile başlarlar.
KabyLake ? 2016
Cannonlake ? 10 2017
(İkinci yarı)
IceLake IceLake ? 2018
TigerLake ? 2019
? ? 7 ?
? ? ? ?


İşlemciler hakkında bilmeniz gereken kabaca detaylar ise şunlar;


İşlemcilerin gücü tükettikleri güç miktarı ile orantılıdır. (Aynı nesil işlemciler için) Yani bir işlemci ne kadar yüksek güç tüketiyorsa o kadar güçlüdür. Güç tüketimi ise 3 sınıfta olur: Normal, düşük ve çok düşük. Bunu ise işlemci modelindeki harflerden anlayabilirsiniz. Ancak bu harfler her nesilde farklı anlamlara gelebileceği için bir tablo oluşturdum;

Ek Açıklama Örnek
6. nesil Core i işlemciler (SkyLake)
H İşlemcinin güçlü bir dahili grafik kartına sahip olduğunu belirtir. Intel® Core™ i3-6100H
HK İşlemcinin güçlü bir dahili grafik kartına sahip olduğunu belirtir.
+
İşlemci çarpanının açık olduğunu yani işlemciye hız aşırtma (OC) yapılabileceğini belirtir.
Intel® Core™ i7-6820HK
HQ İşlemcinin güçlü bir dahili grafik kartına sahip olduğunu belirtir.
+
İşlemcinin 4 çekirdekli olduğunu belirtir.
Intel® Core™ i5-6350HQ
Intel® Core™ i7-6820HQ
U Düşük güç tüketimini belirtir.
(15 - 28 Watt)
Intel® Core™ i7-6560U
m3
m5
m7
Çok düşük güç tüketimini belirtir.
(4.5 Watt)
Intel® Core™ m3-6Y30
Intel® Core™ m5-6Y54
Intel® Core™ m7-6Y75
5. nesil Core i işlemciler (Broadwell)
H İşlemcinin güçlü bir dahili grafik kartına sahip olduğunu belirtir. Intel® Core™ i5-5350H
HQ İşlemcinin güçlü bir dahili grafik kartına sahip olduğunu belirtir.
+
İşlemcinin 4 çekirdekli olduğunu belirtir.
Intel® Core™ i7-5950HQ
U Düşük güç tüketimini belirtir.
(15 - 28 Watt)
Intel® Core™ i7-5650U
M
(Ön ek)
Çok düşük güç tüketimini belirtir.
(4.5 Watt)
Intel® Core™ M-5Y71
4. nesil Core i işlemciler (Haswell)
HQ İşlemcinin güçlü bir dahili grafik kartına sahip olduğunu belirtir.
+
İşlemcinin 4 çekirdekli olduğunu belirtir.
Intel® Core™ i7-4700HQ
MX Mobil Extreme sürümü olduğunu belirtir.
(Bu işlemciler genelde bir Core i işlemcinin tükettiği güç olan 45 Watt'tan daha fazla güç tüketirler. Örneğin, 57 Watt.)
Intel® Core™ i7-4940MX
MQ İşlemcinin 4 çekirdekli ve mobil bir işlemci olduğunu belirtir. Intel® Core™ i7-4702MQ
M İşlemcinin mobil bir işlemci olduğunu belirtir. Intel® Core™ i7-4600M
(Dikkatinizi çektiyse i7 olmasına rağmen HQ veya MQ değil çünkü bu model 2 çekirdekli)
U Düşük güç tüketimini belirtir.
(15 - 28 Watt)
Intel® Core™ i7-4550U
Y Çok düşük güç tüketimini belirtir.
(11.5 Watt)
Intel® Core™ i3-4012Y
3. nesil Core i işlemciler (IvyBridge)
M İşlemcinin mobil bir işlemci olduğunu belirtir. Intel® Core™ i7-3520M
(Dikkatinizi çektiyse i7 olmasına rağmen QM değil çünkü bu model 2 çekirdekli)
XM Mobil Extreme sürümü olduğunu belirtir.(Bu işlemciler genelde bir Core i işlemcinin tükettiği güç olan 45 Watt'tan daha fazla güç tüketirler. Örneğin, 55 Watt.) Intel® Core™ i7-3920XM
QM İşlemcinin 4 çekirdekli ve mobil bir işlemci olduğunu belirtir. Intel® Core™ i7-3630QM
(Ben şu anda bu işlemciyi kullanıyorum.)
U Düşük güç tüketimini belirtir.
(17 Watt)
Intel® Core™ i7-3537U
Y Çok düşük güç tüketimini belirtir.
(13 Watt)
Intel® Core™ i5-3339Y
2. nesil Core i işlemciler (SandyBridge)
M İşlemcinin mobil bir işlemci olduğunu belirtir. Intel® Core™ i7-2677M
(Dikkatinizi çektiyse i7 olmasına rağmen QM değil çünkü bu model 2 çekirdekli)
QM İşlemcinin 4 çekirdekli ve mobil bir işlemci olduğunu belirtir. Intel® Core™ i7-2860QM
Intel® Core™ 2 (Merom/Penryn)
QX 4 çekirdekli extreme işlemci (Masaüstü/Dizüstü) Intel® Core™2 Extreme Processor QX6800
X 2 çekirdekli extreme işlemci (Masaüstü/Dizüstü) Intel® Core™2 Extreme Processor X9100
Q 4 çekirdekli mobil işlemci Intel® Core™2 Quad Processor Q9100
T Yüksek verimli mobil işlemci (30-39 W) Intel® Core™2 Duo Processor T9600
P Yüksek verimli mobil işlemci (20-29 W) Intel® Core™2 Duo Processor P8700
U Düşük güç tüketimli işlemci (≤ 11.9 W) Intel® Core™2 Duo Processor U7600


Burada bir uyarı yapmak istiyorum. Bilgisayar konusunda bilgili çoğu insan bile orta seviye bir işlemci ya da 2-3 sene öncesinin bir işlemcisi ile güncel üst seviye bir işlemci arasında adını koyamasa bile "dağlar" kadar fark olduğunu düşünür. Bu bilgisayar dünyasına özgü bir akıl tutulmasıdır. Kesinlikle teknik anlamda da, kullanım tecrübesi anlamında da aralarında uçurumlar yoktur. Daha çok algınızla oynama ve tüketmeye yönlendirme vardır.

İşlemciler, grafik kartlarından farklı olarak çok çeşitli işler yaparlar. Bu yüzden bir işlemciyi diğer bir işlemciyle kıysalarken "Bu işlemci şu işlemciden %30 iyidir" demek mümkün değildir. Sadece şunu diyebilirsiniz: "Bu işlemci şu işlemi yaparken şundan %30 daha iyidir." Yani 2 işlemci arasında x görevini yaparken hiçbir performans farkı olmayabilirken y görevini yaparken oldukça fark olabilir.

Peki nasıl seçeceğim?


İlk olarak önceliklerinizi belirleyin;

  • Pil ömrü
  • Taşınabilirlik
  • İşlem performansı
  • Oyun performansı
  • Bunların hiçbiri benim için önemli değil

Tercih yapmanız gerekiyor çünkü bu 4 özelliği de taşıyan bir makine henüz yapılmadı. Mutlaka bir veya bir kaçından feragat etmeniz gerekiyor. Açayım;

  • Pil Ömrü: Pil ömrü, taşınabilirlikle kardeştir ama işlem performansı ve oyun performansı ile pek anlaşamazlar. Pil ömrü ilk kriterinizse performanstan vazgeçmeniz gerekiyor. Seçmeniz gereken işlemci ise düşük veya çok düşük güç tüketimli bir işlemci. Ancak bu işlemciler tek başına uzunbir pil ömrünü garantilemez. Mutlaka almayı düşündüğünüz modelin gerçek hayat pil performansını Internet'te araştırın.
  • Taşınabilirlik: Taşınabilirlik sizin için olmazsa olmaz ise şanslısınız. Eskiden taşınabilirlik ile performansta pek anlaşamazlardı ama günümüzde hem hafif hem çok güçlü (CPU/GPU) makineler üretiliyor. Sadece işlem performansına ihtiyacınız varsa düşük güç tüketimli bir Core i7 işlemci büyük ölçüde işinizi görecektir. (Tabii normal güç tüketimli üst seviye bir işlemci veya masaüstü işlemcileri gibi olmaz) Oyun önemli ise yine düşük güç tüketimli bir Core i7 veya Core i5 işlemci + bütçenizle uyumlu güçlü bir ekran kartı işinizi görecektir.
  • Oyun performansı; Eğer öncelikli amacınız oyun oynamak ise tavsiyem bir masaüstü bilgisayar toplayın. Ha bu mümkün değilse o zaman bütçenizin elverdiği en güçlü ekran kartına sahip modeli almaya çalışın. Unutmayın; Önemli olan işlemci değil! Sanıldığının aksine oyunlarda işlemcinin rolü son derece sınırldır. Bu yüzden orta karar bir işlemci işinizi görecektir. Zaten hiçbir üretici ekran kartı ile uyumlu olmayacak kadar zayıf bir işlemciyi ürettiği bir mekineye koymaz. Tam aksine gereğinden güçlüsünü koyuyorlar.

  • Buraya takılacağınızı biliyorum o yüzden biraz daha açayım: Ekran kartını bir uzman, işlemciyi ise ne iş olsa yapan bir amele olarak düşünün. Ekran kartı yaptığı işte çok çok iyidir ama sadece o işi yapabilir işlemcinin yaptığı pek çok işi yapamaz. Oysa garibim işlemci her işi yapmak zorundadır. Bu yüzden de grafik işlemcinin yaptığı türden hesaplamalarda çok zayıftır. Herhangi bir oyunu oynarken örneğin 1 dk. içinde grafik işlemcinin yaptığı özel hesaplamaları işlemciye yaptırsanız (Hiçbir grafik yongasından destek almadan) bilemiyorum ama muhtemelen 1 saat falan sürecektir. Yani bir oyunun işlemcinizi de ekran kartınızı da tamamen kullandığını farz edelim. Ve bu şartlarda 50 fps üretiliyor olsun. Şimdi elinizdeki işlemciyi çok daha zayıf bir işlemci ile değiştirelim. Oluşacak düşüş en fazla 2-3 fps olacaktır.
  • Bunların hiçbiri benim için önemli değil, ben sadece yazı yazacağım/gazete okuyacağım/Facebook'a gireceğim diyorsanız şu anda piyasada satılan her bilgisayar işinizi görür. Yapmanız gereken tek seçim fiyat ve görsellik seçimi.

Isınma?


Artık ısınma eskisi gibi dizüstü bilgisayarların kronik sorunu değil. Tabii ki 14 nm ile bile üretilseler yükte kullanıldıklarında normal güç harcamalı bir Core i7 işlemciye sahip bir bilgisayarda ısınma olacaktır ama dediğim gibi eskiden olduğu gibi değil. Zaten özellikle ihtiyacınız yoksa bu tür bir işlemciye de yönelmeyin.

2, 3, 4 derken 6. nesle kadar geldik, çok fark var mı bunların arasında?


Hem var hem yok. Tabii ki ilk nesil ile 6. nesil karşılaştırılamaz. Özellikle ısınma konusunda. Ama arada 3-4 nesil olmasında da hiçbir sakınca yok. Örneğin son 4 nesle ait 4 güçlü örneği inceleyelim;


İşlemci modeli L2 Belek +
L3 Belek
TDP Çalışma frekansı
Normal - Turbo
Ghz
En güçlü işlemci 100 dersek
(Intel Core i7-6920HQ
veya
Intel Core i7-4980HQ
Intel Core i7-3630QM 1MB + 6MB 45 W 2.4 ‑ 3.4 82
Intel Core i7-4700HQ 1MB + 6MB 47 W 2.4 ‑ 3.4 85
Intel Core i7-5700HQ 1MB + 6MB 47 W 2.7 ‑ 3.5 97
Intel Core i7-6820HQ 1MB + 8MB 45 W 2.7 ‑ 3.6 92

Gördüğünüz gibi dünyada satın alabileceğiniz en güçlü mobil işlemci ile 3 sene evvel satın aldığınız bilgisayarınızda bulunan bir Core i7-3630QM arasında öyle ahım şahım bir fark yok. Buna işlemciyi tam yük kullanacağınız senaryoların toplam bilgisayar kullanımınızdaki oranının binde bir bile olmayacağını eklerseniz farkın (Performans anlamında) neredeyse hiç olmadığını görürsünüz.

Hiç mi fark yok?


Var tabii;

  1. Her yeni çıkan işlemci selefine göre daha az güç harcıyor. Bu üst seviye işlemcilerde çok fark edilmese de özellikle orta sıra işlemcilerde Performans/Watt oranı giderek düşüyor. Yani şimdi atıyorum 10 Watt güç harcayarak yaptığınız işi gelecek nesilde 8 Watt ile yapıyorsunuz bir sonrakinde 7 Watt derken hem ısınma azalıyor hem pil ömrü uzuyor.
  2. Entegre grafik işlemci inanılmaz bir gelişme kaydetti. Intel özellikle 4. nesilden itibaren işlem performansı yerine grafik performansını geliştirmeye yöneldi.  İlk çıkan Core i işlemcilerdeki grafik yongalarından biri olan Intel HD Graphics 2000 ile en güncel grafik yongalarından biri olan Iris Pro Graphics 580 veya Iris Pro Graphics 6200 arasında % 700-800 fark var ve bu güncel yongalar örneğin Nvidia 940/945M ile eşdeğer performanstalar. Bu gerçekten etkileyici bir gelişme. 

Sonuç;


  • Bilgisayarı Internet, Office programları, basit uygulamalar için kullanacaksanız: Günümüzde piyasada bulabileceğiniz tüm Core i işlemciler ile Pentium ve Celeron işlemcilerin büyük kısmı işinizi görecektir. Hatta uzun pil ömrü ve daha az ısınma için U serisi işlemcileri tercih edin. Bu tip bir kullanım senaryosu için bütçeyi zorlayarak Core i7 (Standart)  hatta Core i5 (Standart) modellerine yönelmenize gerek yok. Bunun yerine SSD terfisine bütçe ayırmanız çok daha mantıklı olacaktır.
  • Bilgisayarı oyun için kullanacaksanız; Hep söylüyorum; Taşınabilirlik sizin için olmazsa olmaz değilse bir masaüstü bilgisayar toplayın. Ama illa dizüstü diyorsanız önemli olan ekran kartı. İşlemci olarak Core i5 ideal. Tabii bütçeniz uygunsa Core i7 işlemcilere yönelmenizde de bir sakınca yok.
  • İşlem gücü gerektiren uygulamalarda (Profesyonel olarak) kullanacaksanız; "İşlem gücü gerektiren uygulamalar hangisi?" sorusu kafanızda oluştuysa siz bu sınıfta değilsiniz demektir. Bu tip uygulamaları kullananlar zaten saatlerce bir "render"ın bitmesini beklemeye alışık oldukları için zaten güçlü işlemcilere ihtiyaç duyduklarını bilirler. Ama kısa bir bilgi vereyim: İşlemciye en çok ihtiyaç duyacağınız programlar şunlardır:

    • Video düzenleme yazılımları: Adobe Premier Pro, Sony Vegas Pro, Corel VideoStudio vs.
    • Görsel efekt yazılımları: After Effects, Cinema 4D, Corel VideoStudio Pro, 
    • 3D Modelleme yazılımları:

      • Mühendislik: SketchUp, Autodesk Maya, Autodesk 3ds Max, AutoCad, Soldworks, Rhino vs.
      • Animasyon ve sanat: Blender, Cinema 4D Studio, Autodesk Maya, Modo, Autodesk 3ds Max, ZBrush, Lightwave,

    Bu programları kullanıyorsanız tavsiyem bütçenizin karşılayabileceği en iyi işlemciyi/Grafik işlemciyi ve en çok RAM'i alın.

Grafik performansı


Grafik performansında belirleyici unsur Ekran kartıdır. Ekran kartının gücünü ve sınıfını belirleyen ana unsur ise ekran kartının grafik işlemcisidir, yani GPU.

Ekran kartları temel olarak 2'ye ayrılırlar; Dahili ve Harici.

Dahili ekran kartları daha çok bilgisayarı ofis işlemleri, günlük kullanım, internette dolaşmak ve "3D oyunları düşük ayarlarda oynasam da olur" diyen kullanıcılara hitap ederler. Güncel modelleri 4K videoları ve çoğu oyunu (Düşük ayarlarda da olsa) rahatlıkla çalıştırabiliyorlar. Ancak bunların sahip olduğu GPU'lar harici ekran kartlarının sahip olduğu GPU'lara göre çok daha zayıf bir performansa sahiptir ve özellikle gelişmiş 3D oyunlar için tam yeterli değillerdir.

"Harici" ekran kartlarının performansı ise çok geniş bir skaladadır. (İleride bunları inceleyeceğiz) Bu kartları tanımlayan temel bileşen grafik yongasının (GPU) kod numarasıdır.

Harici ekran kartları genel olarak -kullanım amaçlarına göre- iki sınıfa ayrılırlar;

1. sınıfta DirectX üzerine optimize edilmiş grafik işlemcilere sahip ekran kartları var. Çoğunuzun yakından tanıdığı ve dizüstü bilgisayarların çok büyük çoğunluğunda bulunan 3D oyunları çalıştırmaya yönelik tasarlanmış kartlar bunlardır. Bunlar AMD'de "Mobility Radeon" ve Nvidia'da "GeForce" serileridir.

2. sınıfta ise Autocad, Autodesk 3ds max ve bunlara benzer profesyonel uygulamalar ile çalışan ve bilgisayar kullanım amacı eğlenmek değil, para kazanmak olan profesyonel kullanıcılara yönelik tasarlanmış ekran kartları bulunur. Bunlar OpenGL için optimize edilmişlerdir ve Nvidia'da "Quadro", AMD'de ise "Mobility FireGL" serisi olarak tanımlanırlar.

Harici ekran kartlarının dolayısı ile GPU'ların performansa göre sıralanması (Gücünün tespiti değil-Bu cümlenin işlemci konusunda anlattıklarımla çeliştiğini düşünebilecek okuyucularım için bu açıklamayı koymak istedim) işlemcilerde olduğu kadar kolay değildir. Bunun iki sebebi var; 1.si burada işlemcilerin aksine iki dominant firma var: AMD ve Nvidia. 2.si işlemcilere göre çok daha fazla model var ve işlemcilerin aksine bu kartları sıraladığımızda basamaklar arasındaki performans farkı çok daha fazla. Konuyu biraz açarsam örneğin 2014 ve 2016'nın en iyi işlemcileri arasındaki performans farkı çoğu durumda % 20'yi geçmeyecektir. Oysa aralarında 2 yıl olan 2 ekran kartını karşılaştırdığınızda aralarında oldukça fazla performans farkı olabilecektir.


Çoğu insanın bu kartların performansı hakkında bilgisi "Harici ekran kartı iyidir" ve "Bellek ne kadar fazla ise o kadar iyidir" seviyesindedir. Bu yüzden ilk baktıkları şey ekran kartının ne kadar belleğe sahip olduğudur. Bunu gören firmalar da artık bilgisiz kullanıcıları aldatmak adına her ekran kartına gereğinden fazla bellek koyuyorlar. Oysa bu kadar veriyi işleyecek kapasiteye sahip bir GPU'nuz yoksa o belleğin hiç bir anlamı yoktur. Yani ekran kartının performansını belirleyen grafik yongası yani GPU'dur.

Evet GPU'nun performansına da belleğin miktarı, belleğin tipi (Örn. GDDR3, GDDR5 gibi), bellek arayüzü (Örn. 64-bit, 512-bit gibi) gibi etki eden etmenler vardır ama zaten güçlü bir GPU seçerseniz bunlar olması gereken değerlerde olacaktır.

Size bu konuda tavsiyem belleğe kesinlikle bakmayın. Eğer bir satıcı "Bunda 4 GB ekran kartı var" diyerek size bilgisayar satmaya çalışıyorsa bilin ki bu konuda zır cahildir ve cahilliği ile istemeyerek te olsa sizin yanlış bir tercih yapmanıza sebep olacaktır. Bunlardan uzak durun.

Bu yazıyı ansiklopedik bir makaleye çevirmek istemiyorum bu yüzden konuyu kısa keseceğim. Ama size ekran kartlarını sınıflandırmada firmaların uyguladığı yöntemi anlatmadan geçmeyim. Bu mantığı anladığınızda zaten bütün ekran katlarını kafanızda kabaca sınıflandırabilirsiniz....

GPU'nun sınıfını belirlemek;


GPU'lar en düşük performanslı GPU, 0 (Sıfır), ve en yüksek performanslı GPU, 9 olacak şekilde sınıflandırılırlar. Yani genelde 0-3 rakamları giriş, 4-7 rakamları orta ve 7-9 rakamları performans sınıfını temsil eder. Ancak burada püf nokta şudur; bu rakamlar GPU modelinin 2. basamağında yer alırlar. Şimdi gelin bir GPU moelindeki harf ve rakamların ne anlama geldiğini inceleyelim;


  • Marka: Burada Nvidia ya da AMD yazar. Başka seçenek yok. Ekran kartının üreticisini belirtir.
  • Tip: Ekran kartının oyun için mi (DirectX) yoksa profesyonel kullanım için mi (OpenGL) olduğunu belirtir. Nvidia'da oyun için olan kartlar Geforce olarak tanımlanırken AMD'de bu etiket Radeon'dur. (Ya da sadece R harfi) Profesyonel kullanım için ise AMD, FirePro etiketini kullanırken Nvidia'da biraz daha karışık. Nvidia'da görsel hesaplamalar için optimize edilmiş ekran kartları Quadro, bilimsel sayısal hesaplamaları hızlandırmak için optimize edilmiş ekran kartları Tesla, sanal işletim sistemi ortamlarında grafik çözümleri için optimize edilmiş ekran kartları GRID ve ticari görüntülemeler, çoklu ekranlı sistemler için optimize edilmiş ekran kartları NVS  etiketini taşırlar.
  • Ön ek: Nvidia'da kabaca GPU'nun kendi sınıfında yerini belirler. Hiç ek yoksa ya da G veya GS eki varsa giriş seviyesi, GT eki varsa alt orta seviye, GTS varsa orta seviye, GTX varsa üst seviye olduğunu belirtir. Ancak bu sıralama o seri için geçerlidir. Yani örneğin 9xx serisi için. AMD'de ise bu ön ekler daha karışık ve belli bir kurala göre değil.
  • GPU modeli: Kritik nokta burası. İlk basamak GPU'nun neslini belirtir. Örneğin 980M, 780M'den 2 nesil yeni bir karttır gibi. 2. basamak ise asıl GPU'nun gücünü belirten basamaktır. Yukarıda buradaki rakamların anlamını belirttim. 3. basamak varsa (0 değilse) bu aileye ait alt kartları temsil eder. Örneğin 940M - 945M gibi. Doğal olarak burada 3. basamağa kadar tüm sayılar aynıysa 3. basamağı büyük olan kart daha güçlüdür. 4. basamağın olduğu ekran kartlarında bu basamak 0'dır ve bir anlamı yoktur. Sadece GPU diğer modellerle karışmasın diye 4 basamak ile numaralandırılmıştır. Örneğin Nvidia GTX 1050 gibi. Tek anlamı daha önce var olan Geforce G 105 ile karışmamasıdır. 
  • Son ek: Nvidia kartlarda Mobil olup olmadığını belirtir. AMD'de ise modelin isminde Mobile ibaresi bulunabileceği gibi GPU'nun başında M harfi bulunabilir.

Tabii bu sıralama aynı markanın modelleri arasında yapıldığında kesin bir sıralamadır. Ama eğer Nvidia ve AMD'nin iki kartını karşılaştırıyorsanız hem biraz tecrübeye hem de bilgiye ihtiyacınız olacak. Bunları da herkesin bilmesi mümkün değil. Bu yüzden benchmark testlerine göz atabilirsiniz.

Sonuç olarak;


Bu konuda deneyimsiz olan kullanıcılar daha ayrıntılı ve sıralanmış sonuçlara Notebookcheck sitesinden ulaşabilirler. Fakat daha evvel defalarca yaptığım bir uyarıyı tekrar yapayım;

Bu tip siteler ticari amaçla, dolayısı ile para kazanmak için kurulmuş sitelerdir. Bu sebeple bazen belli kartların öyle gerektiği için manipüle edilmesi çok sık rastlanan bir olaydır. Bazen de sıralamaların bilmeden veya yeterli veri olmadığından yanlış yapıldığı oluyor.

Elimden geldiğince gerçek kullanım senaryolarından topladığım verilerle oluşturduğum bir ekran kartı sıralaması tablosuna buradan ulaşabilirsiniz: Mobil Ekran Kartı Sıralama Tablosu

Bellek (RAM)


Yine yaygın bir davranış biçimi olabildiğince yüksek RAM sahibi olmaya çalışmaktır. Evet doğru fazla RAM'den zarar gelmez ama kullanmayacaksanız cebinizden fazla para çıkar. Günümüz şartlarında genel olarak;

  • Internet/Film/Ofis ekseninde kullanılacak bir dizüstü bilgisayar için 4 GB RAM fazla fazla yeterlidir. 
  • Oyun için kullanılacak makinelerde 8 GB RAM idealdir. Ama üst seviye bir ekran kartı varsa 16 GB'a kadar olmasında bir sıkıntı yok.
  • Üstte de bahsettiğim üzere profesyonel olarak 3D modelleme, video/müzik düzenleme gibi işlerle uğraşıyorsanız ne kadar fazla o kadar iyi.


Sabit disk

Geldik dananın kuyruğunun koptuğu yere. Hani bilgisayarınız uzun sürelerde açılıyor, bir programın kısayolunu tıklattığınızda 2 saat açılmasını bekliyorsunuz ya; işte onların hepsinin sebebi diskinizin bilgisayarınıza ayak uydurmayışı. Bugün bir mekanik sabit dik ile bilgisayar kullanmanın hiçbir mantıklı tarafı yoktur ve kullanıcı için eziyettir. Hangi seviyede kullanıcı olursanız olun bilgisayarınız hangi seviyede olursa olsun mutlaka aldıktan sonra SSD terfisi  yapın. Konuyla ilgili zaten çok detaylı bir yazı serisi yazdığım için burayı kısa tutuyorum: SSD (Solid State Drive) Hakkında Her şey


II. AŞAMA: 
Marka-Model seçimi ve Satın alma

Nasıl bir konfigürasyona ihtiyacınız olduğunu tespit ettikten sonra sıra hangi marka ve modeli tercih etmeniz gerektiğine gelir. Burada da dikkate almanız gereken onlarca etmen vardır ve bu kafanızın oldukça karışacağı, karar vermekte zorlanacağınız bir dönem olacaktır. Bunların hepsini Notebook satın alma rehberi adlı yazımda detaylı bir şekilde anlattım. Şimdilik oraya geçin ve kendinize bir Notebook alana kadar orada kalın. Ama önce -ileride ayrıntılı bir şekilde işlemiş olsamda- dikkat etmeniz gereken temel bir kaç detayı yazmak istiyorum;

Bir modeli seçmenizde temel etken konfigürasyonu olmalı ama tek baktığınız nokta da bu olmamalı. Doğru seçim yapmanın püf noktası, kullanım amacınıza uygun konfigürasyonu bulduktan sonra bu konfigürasyona sahip en ucuz modeli bulmak değildir. Benzer bir şekilde pahalı ise iyidir mantığı ile seçim yapmanız da size zarar getirecektir. Bu psikolojiyi kullanan firmalar olduğunu unutmayın. Çoğu kullanıcı adayı bütçesinin müsade ettiği en yüksek konfigürasyonu almanın doğru alışveriş olduğunu düşünür. Bu yanlış bir düşüncedir. Dikkat etmeniz gereken önemli noktalar şunlardır:

  • Seçtiğiniz modelin üreticisinin, tüketici haklarına saygılı bir firma olmasına dikkat edin. Ürünlerini çok uygun fiyatlarla satan ama sonra gerek destek gerekse servis olarak arkasında durmayan markalardan uzak durun.
  • Kullanmayacağınız özelliklere para yatırmayın.
  • İhtiyacınızın çok üzerinde bir konfigürasyon satın almayın. (Örn. tek oyun aktivitesi Facebook oyunları oynamak olan bir kullanıcının performanslı bir ekran kartına sahip bir modeli satın alması parasını sokağa atması anlamına gelir)
  • Almayı düşündüğünüz bir modelin ısınma problemi olmadığından emin olun. Normal internet kullanımında Ort. 45-50 °C üzeri genel kullanım konforunu her açıdan aşağı çekecektir. Oyun oynarken ise 80 °C kadar çıkması bütün dizüstü bilgisayarlar için normal sayılır.

Notebook satın alma rehberine buradan ulaşabilirsiniz. Bir Notebook satın aldığınızda ise sizi Notebook Kullanmaya Başlangıç :Kullanım ve Bakım bölümünden devam etmeye bekliyorum....

Notebook Kullanmaya Başlangıç : Kullanım ve Bakım (2016)

05:53 0
Notebook Kullanmaya Başlangıç : Kullanım ve Bakım (2016)
Son güncelleme 30 Mayıs 2016
İlk yayın tarihi  31 Ocak 2011 (Yazının eski (2014) versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz)

3 adımdan oluşan ve 3 makaleye yaydığım "Notebook kullanmaya başlangıç" serisinin ilk adımı Notebook Kullanmaya Başlangıç : İhtiyaçları belirlemek idi ve ihtiyaçlarınızı doğru belirlemeniz için size yardım etmeye çalıştırmıştım. Ardından 2. adımda yani Notebook Satın Alma Rehberi’nde doğru marka-model seçiminde size yardımcı olmaya çalıştım. Artık bilgisayarınızı satın aldınız ama keyfini çıkarmaya başlamadan önce yapmanız gereken şeyler var...

Ürünü teslim alırken;


İlk olarak ürünü sağlam ve sorunsuz satın aldığınızdan emin olmalısınız;

Eğer mağazadan satın alıyorsanız üründe fiziksel bir hasar olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Ardından ekranda piksel hatası olup olmadığını kontrol edin. Piksel hatası iki türlü olur;

  • Parlak nokta: Siyah arka planda sürekli görünen beyaz veya renkli nokta.
  • Siyah nokta: Açık renk arka planda beliren siyah nokta.

Panel üreticileri alttaki durumlarda panele değiştirme garantisi sunarlar. Tersi belirtilmediyse (Zero Bright Dot Warranty - Sıfır ölü piksel garantisi) üreticinin sunduğu garanti panel üreticisinin verdiği garantidir. Yani;

  • 3 Parlak nokta veya 6 siyah nokta,
  • 2 yan yana parlak veya siyah nokta
  • 15 mm'lik çap içerisinde 3 herhangi nokta

Gördüğünüz gibi örneğin 2 parlak noktalı bir ekran yüzünden aldığınız ürünün ayıplı olduğunu iddia edemezsiniz. Bu yüzden teslim almadan mutlaka kontrol edin. Halen kullanmakta olduğunuz ya da almayı düşündüğünüz bilgisayarın ekranını test edebileceğiniz Dead Pixel Budy isimli küçük aracı buradan indirebilirsiniz. Araç kurulum istemiyor yani USB bellekten çalıştırabilirsiniz ve sadece 288 KB

Eğer ürününüz kargo ile geldi ise teslim tutanağını imzalamadan önce mutlaka ürünü kontrol edin. Evet piksel kontrolü yapmanız belki mümkün olmayabilir (Burada uzaktan satın alımlarda kanunun verdiği 14 günlük cayma hakkı sizi koruyacaktır) ama doğru ürünün, eksiksiz olarak ve hasarsız bir şekilde elinize ulaştığından emin olmak en doğal hakkınız. Bundan utanmayın. Unutmayın ki örneğin kargoda orası burası kırılmış bir ürünü kontrol etmeden teslim alırsanız hiçbir hak iddia edemezsiniz. Eğer herhangi bir olumsuzluk tespit ederseniz ürünü kesinlikle teslim alamayın ve hemen satın aldığınız yer ile irtibata geçin.


Bu aşamada mağazada da alsanız, ürününüz kargo ile de gelse dikkat etmeniz gereken 2. önemli nokta fatura ve garanti belgesinin doğru ve eksiksiz bir şekilde düzenlendiğinden emin olmak. Faturada, ödediğiniz bedelin tam olarak yazıldığından emin olun. Garanti belgesinin ise, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı onaylı, tarih atılmış ve kaşelenmiş olduğundan emin olun. Garanti süreniz bitse bile garanti belgenizi ve faturanızı mutlaka muhafaza edin.

İlk çalıştırma,


Bilgisayarla beraber gelen kullanama kılavuzuna uygun olarak cihazın pilini takın ve yine uygun bir şekilde adaptörü vasıtası ile şebeke elektriğine bağlayın. Bu bilgisayarlar ön yüklemeli olarak gelirler yani eğer aldığınız yerde kurulumu tamamlatmadıysanız ilk çalıştırmada kurulumu tamamlamanız gerekir. Bu aşamada yapmanız gereken dil, klavye (Türkçe Q seçmelisiniz) seçimi ve bir kullanıcı hesabı oluşturmak gibi basit işlemler yapmaktır. Talimatları takip etmeniz yeterli olacaktır.

Kurulumu tamamladıktan sonra hemen bütün Windows güncellemelerini yükleyin. Eğer Microsoft Office programları kullanıyorsanız bunların güncellemelerini de yüklemeyi ihmal etmeyin.

Çoğu kullanıcının bir Notebook sahibi olması ile beraber aklına gelen ilk sorulardan biri de, -bilgisayarın en ucuz ve değersiz parçalarından biri olmasına rağmen- "Batarya ömrünü korumak için bataryayı nasıl kullanmam gerek?" tir. Bununla ilgili en doğru ve ayrıntılı Türkçe makaleye buradan ulaşabilirsiniz;



Güvenlik


Bilgisayarınızı çalıştırdıktan sonra ilk yapmanız gereken şey, bilgisayarınızın güvenliğini sağlamaktır. İhtiyacınız olan güvenlik düzeyi bilgisayarı kimlerin kullanacağına ve kullananların ne yapacağına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Örneğin bir üniversite öğrencisinin ihtiyacı olan güvenlik düzeyi ile bütün işlerini Notebook'u ile gören bir iş insanının veya bilgisayarı çocukları ile beraber kullanan bir ebeveynin ihtiyacı olan güvenlik düzeyi farklıdır.

Çoğu sıradan kullanıcı buna gereğinden fazla önem verir ve bunu takıntı haline getirirler. Forumlarda yapılan gereksiz "Aman haaa!" telkinleri de buna eklendiğinde iyice paranoyaklaşırlar. Tabii ki eğer Internet bankacılığı hizmetlerini kullanıyorsanız veya bilgisayarınızda şirketiniz için hayati değerde olabilecek veriler barındırıyorsanız bu önemlidir ama sıradan bir ev kullanıcısı için lisanslı ve sürekli güncellenen bir işletim sistemi, ücretsiz bir Anti Virüs ve yine ücretsiz bir Anti-Malware yazılımı fazlasıyla yeterli gelecektir. Abartmayın!


Yeni kullanıcıların en çok yaptığı hatalardan biri de daha güvenli olsun diye 2 ayrı virüs koruma yazılımını aynı anda kullanmaktır. Şunu asla nutmayın; aynı anda 2 Anti Virüs programı kesinlikle kullanılmaz! Bunu yapmak sisteminizi dramatik bir şekilde yavaşlatacak, koruma seviyenizi düşürecek ve sisteminizi kararsızlaştıracaktır.

İşletim sisteminin kurulumu tamamlandıktan sonra ilk iş güncellemeleri yüklemeli, bir Anti Virüs yazılımı edinmeli ya da bilgisayarınızda yüklü gelen Anti Virüs yazılını güncelleştirmelisiniz. Genelde bilgisayarınızda yüklü olarak gelen bir Anti Virüs yazılımı vardır. Fakat bu yazılımın deneme sürümü olduğunu ve belirlenmiş bir sürenin sonunda hiçbir işe yaramayacağını unutmayın. Çoğu yeni kullanıcı bu hataya düşer ve nasıl olsa Anti Virüs yazılımım var deyip bilgisayarını korumasız bırakır.

Bu yüzden eğer önemli veriler ile çalışıyorsanız ücretli bir Anti Virüs yazılımı edinmeyi düşünmelisiniz. Bunları bütün teknoloji marketlerde bulabilir ya da direk kendi üreticisinin sitesinden satın alabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken husus bu ürünlerin birbirine bariz bir üstünlükleri olmadığıdır. Her hangi bir yerde okuduğunuz "...antivirüs çok iyi abi, öbürleri dandik!" gibi yorumlar genelde bir Anti Virüs programının nasıl çalıştığını dahi bilmeyen insanlardan gelir. Ben size güvenerek kullanacağınız Anti Virüs programlarının kabaca bir listesini vereyim. Hangisi ucuzsa onu edinin:
Bitdefender, Kaspersky, McAfee (Intel Security), Norton, F-Secure, Avira, Panda, Trend Micro, BullGuard, eScan vs.


Bilgisayarınıza bulaşabilecek kötü amaçlı yazılımlar pek çok sınıfa ayrılır. Fakat bu ayrımlar çok net değildir. Bu kötü amaçlı yazılımlar Virüs¹, Worm¹ (Solucan), Truva Atı¹ (Trojan Horse), Backdoor¹, Spam¹, Rootkit¹, Adaware¹ vb. gibi isimlerle karşınıza çıkarlar ve bunları belli bir sınıfa koymak çoğu zaman mümkün olmaz. Bunların hepsinden korunabilmek için kaba olarak 2 yol izleyebilirsiniz; bir "Security Suit" kullanmak (Bunlar Güvenlik Duvarı², AntiVirüs² ve Anti-Malware/Spyware² yazılımlarının kombinasyonundan oluşur.) veya Anti Virüs, Anti-Malware/Spyware ve Güvenlik Duvarı (Windows'un kendi Güvenlik Duvarı mevcuttur fakat isterseniz bir 3. parti güvenlik duvarı da kullanabilirsiniz.) olarak farklı programlar kullanmak. "Securty Suit"ler genelde ücretlidir ve 2. seçenek çoğu kullanıcı için daha uygundur.

Eğer normal bir ev kullanıcısı iseniz ve güvenlik yazılımlarına bütçe ayırmak istemediğiniz için 2. seçeneğe yöneldiyseniz Windows 8 ve 10 ile beraber gelen gömülü Defender'ı kullanabilirsiniz. Daha önceki bir Windows sürümü kulanıyorsanız Microsoft Security Essentials'ı yüklemeniz gerekir. Tabii eğer favori bir Anti Virüs programınız varsa onu kurmayı tercih edebilirsiniz. Ama unutmayın sisteminizde her zaman tek anti virüs olmalı.

Anti-Malware/Spyware yazılımı olarak ise; Malwarebytes, Lavasoft Ad-Aware Free, Spy-Bot Search and Destroy, Spyware Terminator gibi yazılımlardan dilediğiniz birini kullanabilirsiniz.


Bir ücretli Security Suit kullanıyor olsanız dahi -anlık koruma özelliği varsa kapalı olmak şartıyla- bu yazılımlardan birini sisteminizde bulundurun ve ayda bir (İmza tabanını güncelledikten sonra) tam tarama yapın.

Ebeveyn denetimi;


Eğer bilgisayarınızı çocuklarınızda kullanıyorsa Windows Ebeveyn Denetimi ile çocuklarınızın internet erişimini denetleyebilir ve düzenleyebilirsiniz. Fakat bu tek başına yeterli olmayacaktır. Çocuğunuzu Internet kullanımı ve İnternet ortamında nasıl davranması gerektiği konusunda eğitmelisiniz. Bu çocuğunuzu ve ailenizi olası tehlikelerden korumak adına gereklidir. Ebeveyn Denetimlerini nasıl kullanacağınız hakkında bilgi almak ve her yaştan çocuğun İnternet eğitimi hakkında uzmanların önerilerini okumak için bununla ilgili yazımı okuyabilirsiniz;


Şunu unutmayın güvenliğiniz için en büyük tehlike sizsiniz ! ³


Size saldırmak isteyen bir saldırganın yapabileceği tek şey size zararlı yazılımı/kodları yollamaktır. Bundan başka yapabileceği hiçbir şey yoktur! Başarılı olması ise sizin bu zararlı yazılımı/kodları kabul etmenizdir. Herhangi bir saldırganının örneğin kablosuz ağ /banka/mail adresinizin şifresini herhangi bir programla kırmasının imkânı yoktur. Bunlar forum veletlerinin uydurduğu/inandığı internet efsaneleridir. Örn. sizin mail adresinizle tanıdıklarınıza olmadık mailler atıldıysa bilin ki şifreniz çalınmamıştır; tıklatmamanız gereken bir bağlantıya tıklatarak veya şifrenizi 123456789 yaparak bu şifreyi siz vermişsinizdir, bu kadar basit!

  • İnternet üzerinde kimseye güvenmeyin.
  • Kimse kimseye bedava bir şey vermez, Google'da "bedava" veya "free" diye arama yapmayın ve bu tip önerilerin linklerine asla tıklamayın.
  • 3. parti programları mutlaka resmi sitesinden indirin.
  • Çok bilinen ve güvenilir olanları dışında güvenlik yazılımı kullanamayın. Unutmayın size en çok zarar verecek ve kurtulması en zor zararlı yazılımlar "sahte" AntiVirüs ve Anti-Malware/Spyware yazılımlarıdır.

Güvenlik konusunda yeterli bilginiz olduğuna emin değilseniz, çok daha ayrıntılı bir yazı dizisine buradan ulaşabilirsiniz;


Güvenlikte diğer önemli adım ise işletim sistemini, sürücüleri ve kullandığınız 3. parti programları güncel tutmaktır. Unutmayın bunları yayınlayan firmalar bunları iş olsun diye çıkarmıyorlar. Her güncelleme mutlaka bir eksiği, hatayı veya açığı kapatmak üzere yayınlanır. Bu da Exploit¹ ataklarını önlemenizi sağlayacaktır.

Eğer doğru ayarladıysanız, zaten işletim sistemi kendini otomatikman günceller. (Varsayılan ayar) Size düşen sürücüleri ve kullandığınız uygulamaları güncel tutmaktır.


Dizüstü bilgisayarların çoğu bileşeni o modele özgü bileşenler. Dolayısıyla bunların sürücüleri bir sorun olmadığı sürece güncellenmiyor. Bazı kulanıcılar ise sürücü güncellemeyi takıntı haline getirip, olur olmaz ne idiğü belirsiz siteler ya da programlar (Bu sitelerin veya programların çoğu spam veya zararlı yazılım içeriyor) vasıtasıyla sürücü güncelliyorlar. Bu ise sistemi kararsızlaştırıyor. Benim size tavsiyem -Ekran kart(lar)ınızın sürücüsü dışında- üreticinizin verdiği sürücüleri kullanın. Rahat duramıyorsanız çip setinizin (Burada madde 4) ve kablosuz ağ kartınızın (WLAN) sürücüsünü de araştırıp güncelleyebilirsiniz. Bunun dışındaki sürücüleri ise güncellemenize gerek yok.

Kullandığınız programları güncel tutmak ise daha kolay bir işlemdir. Çoğu program zaten yeni bir sürümü olduğunda kullanıcıyı uyarır. Sorun şudur ki bunlardan bazıları her sistem açılışında güncelleme kontrolü yaparlar ki bu pek istenmeyen bir durumdur. Bu yüzden bu tip güncellemeleri kapatabilir ve güncelleme kontrolü için Secunia PSI gibi oldukça fazla özelliğe sahip ileri seviye bir program kullanabileceğiniz gibi UpdateChecker gibi son derece basit ama işe yarayan bir programı kullanabilirsiniz.

Fazlalıklardan kurtulmak


Kurulumdan sonra yapılması gereken bir diğer önemli işlem, Bloatware (Üreticinin önyüklediği kendi programları) olarak bilinen onlarca gereksiz program ve aracı kaldırmaktır. Tabii bu işlem sırasında 3. parti yazılımların deneme sürümlerini de kaldırmayı ihmal etmeyin. Bunu Windows arayüzünden (Denetim Masası\Programlar\Programlar ve Özellikler\Program Kaldır) yapabilirsiniz. İsterseniz ücretsiz bir yazılım olan ve 30 gün boyunca profesyonel sürüm olarak kullanabileceğiniz Revo Uninstaller'i kullanabilirsiniz ancak ben tavsiye etmiyorum. (Bunu altta İşletim sisteminin bakımı bölümünde anlatacağım)

Hangi yazılımları kaldırıp kaldırmayacağınıza ise Google'da yapacağınız ufak bir araştırma ile veya bilgisayar forumlarında sizden daha deneyimli kullanıcılara sorarak kolayca doğru bir şekilde karar verebilirsiniz. Eğer aldığınız Notebook'un markası Asus ise şanslısınız. Bu konuda da bir makale yazmıştım bundan yararlanabilirsiniz. Eğer başka bir marka kullanıyorsanız sırasıyla üreticisinin sitesinden, sizden daha deneyimli bir kullanıcıdan veya Google aramasından bu programların ne işe yaradığı ile ilgili bilgi edinebilirsiniz.


Notebook dış temizliği ve donanım bakımı


Notebook temizliği ve donanım bakımı oldukça basittir. Ama yine de dikkat etmeniz gereken bir iki küçük nokta var:

  • Notebook kasası ve ekranını temizlemek için sadece distile su veya bu iş için özel olarak üretilmiş solüsyonlar ve Mikro Fiber bezler ile yapın. Bütün teknoloji marketlerde bulabileceğiniz bu temizlik setlerinin fırça ihtiva edenlerinden edinmeniz özellikle klavye temizliğinde size kolaylık sağlayacaktır.
  • Notebook temizliğinde kağıt havlu, kağıt mendil, tuvalet kağıdı ya da tişörtünüz gibi malzemeler kullanmayın. Bunlar Mikro Fiber bezlere oranla çok sert malzemelerdir ve kolayca ekranı çizebilirler.
  • Notebook temizliğinde Amonyak, Etil Alkol, Toluen, Metil Klorür ve Eter kimyasallarını içeren temizlik ürünleri kullanmayın. Bunlar LCD ekranı oluşturan kimyasallar ile reaksiyona girebilen kimyasallardır.
  • Kullandığınız temizlik sıvısını direk ekrana püskürtmeyin. Mikro Fiber beze püskürterek uygulayın.
  • LCD ekranı silerken dikey hareketlerle silin. Yatay hareketlerden kaçının ve çok fazla bastırmayın.
  • Notebook'u taşırken ve çantaya sokup çıkarırken her zaman menteşelerin olduğu tarafından (Arka taraf) kavrayın ve bunu alışkanlık haline getirin. Bu -olası- LCD ekrana uygulanacak fazla basıncı ve özellikle kilit mekanizması olan modellerde kilit mekanizmasının zarar görmesini engelleyecektir.
  • Havalandırma ızgaralarının toz ile tıkanmasına izin vermeyin. Bunu engellemek için arada sırada elektrik süpürgesini, ucuna uygun bir aparat takarak kullanabilirsiniz.
  • Adaptör kablosunun havalandırma ızgaralarından üflenen sıcak havaya maruz kalmasına izin vermeyin.
  • Adaptör kablosunu katlamayın ve kırılmasına izin vermeyin. Unutmayın herhangi bir kabloya zarar vermemenin en iyi yolu kendi halinde bırakmaktır.
  • Performansa ihtiyaç duymadıkça "Güç tasarrufu" veya "Dengeli" güç seçeneklerinden birini kullanın. Bu Notebook'un genel ısısını aşağı çekecek ve ömrünü uzatacaktır.
  • Bilgisayarınızı çantada taşıyorsanız bilgisayarı ve çevre donanımı çantaya yerleştirmekle ilgili koruyucu alışkanlıklar edinin. Bu özellikle çevre donanımını daha uzun süre sorunsuzca kullanmanızı sağlayacaktır. Bunlar basit önlemler gibi görünse de donanımınızı korumak konusunda elde edeceğiniz alışkanlıklar size hiç bir ekstra zahmet vermezken ileride oluşacak pek çok hasarı engelleyecektir. Altta 2 örnek görüyorsunuz. Bu örnekler çoğaltılabilir;

Bir sırt çantası kullanıyorsanız bilgisayarınızı her iki yönde de yerleştirebilirsiniz.
Ancak örneğin bir USB portunda farenizin mikro alıcısı varsa alışkanlık olarak bunun üstte kalmasını sağlayın.
Bu zaman içinde mikto alıcıınızın ya da USB portunuzun zarar görmesini ya da örneğin bir düşme anında
tüm yükün buraya binerek yine mikto alıcıınızın ya da USB portunuzun zarar görmesini engelleyecektir.
Ayrıca DVD sürücünüz varsa bu mikro alıcıyı aynı yöne koymak bir taşla iki kuş vurmanızı 

yani DVD sürücünüzü de korumanızı sağlayacaktır.
Aynı şekilde adaptörünüzü yerleştirirken bağlantı noktasının üstte kalmasına dikkat edin.
Bunu altta bırakırsanız eninde sonunda sıkışan kablo kırılacak ve ek yerinden hasar alacaktır.
Yine daha önce belirttiğim gibi kabloyu kırmayın sarmayın.
Kendi halinde dairesel bir şekil alacak şekilde muhafaza edin.

Sabit Disk Bakımı


Bilgisayarınızı kullanmaya başladıktan sonra yapmanız gereken bakımlar içeresinde en önemlisi Hard Disk bakımıdır. Peki, bu neden önemlidir?

Günümüz bilgisayarlarının zayıf halkası sabit disklerdir. Bunun sebebi İşlemci (CPU), Grafik işlemci (GPU), RAM gibi bilgisayarın performansını belirleyen temel unsurlar sürekli güçlenir ve kendini geliştirirken, -mekanik çalışma prensibine sahip olduklarından dolayı- sabit diskler bu gelişmede oldukça geride kaldılar. Örneğin günümüzde kullanılan güçlü bir işlemci saniyede 10 birim veri işleme gücüne sahipken Sabit disk, işlemciye -düşük okuma ve yazma hızından dolayı- ancak bunun 3-4 birimini sağlayabilmektedir.

İşte bu yüzden zaten zayıf olan sabit disk performansını en azından stabil tutmak çok önemlidir. Sabit diskin performansını en çok düşüren şey ise sabit diske kaydedilen verinin parçalanmasıdır. Parçalanma şöyle olur: Bazen belli bir gruba ait veri (Örneğin bir programa) maksimum performans için beraber yazılması gerekirken bir kısmı diskin farklı bir yerine diğer kısımları farklı farklı yerlere yazılır. Bu ise bu veriye ihtiyaç duyduğunuzda (Programı çalıştırdığınızda) sabit diskin bu veriye ulaşmak için farklı farklı yerlere bakmak zorunda kalmasına dolayısıyla yavaşlamaya sebep olur. Bu iki şekilde olur. Bunları makelenin önceki versiyonunda resimlerle anlatmıştım ama şimdi yazıyı kısaltmak adına atlıyorum. Dileyen makalenin önceki versiyonunda bu bölüme göz atabilir.

Bunun önüne geçmenin yolu "Disk Birleştirme"dir. Disk birleştirme işlemi parçalanmış olan dosyaları tekrar bir araya getirir ve ihtiyacınız olduğunda daha hızlı erişmenizi sağlar. Bunun için 3. parti programlar kullanabileceğiniz gibi Windows'un kendi araçlarını da kullanabilirsiniz. Windows'un kendi araçlarının kullanımı ile ilgili alttaki makalelerime göz atabilirsiniz. Özellikle 2. linkin 2. kısmına göz atmanızı öneririm.


Eğer 3. parti yazılım kullanacaksanız ücretli olarak Diskeeper, ücretsiz olarak Auslogics Disk Defrag'ı öneririm. Bilgisayarı kullanma sıklığınıza bağlı olarak bu işlemi 7-15 günde bir yapmanız gerekir.


SSD ünitelerinde disk birleştirmeye gerek yoktur. Aksine disk birleştirme SSD ünitelerinin ömrünü kısaltır. Bu yüzden SSD ünitelerinde kesinlikle disk birleştirme yapmayın!

Disk birleştirmenin dışında temizlik ve bakım için alttaki ana başlığa göz atmanızı şiddetle öneririm;


İşletim sisteminin bakımı


Bunun için kullanıcıların kullandığı pek çok 3. parti yazılım bulunur. Bunlar genelde hepsi bir arada programlardır. Örneğin, TuneUp Utilities ve Advanced System Care gibi yazılımlar...

Bazı kullanıcılarda sistemi temiz tutmak zamanla bir takıntı haline gelir. Onlarca temizlik programı kullanırlar ve neredeyse her gün sistemi tarayıp buldukları ne varsa silerler.

Bu kökeni Windows Vista ve öncesi Windows işletim sistemlerini olan bir alışkanlıktır. Eskiden diskler ve sistemler yavaş, disk kapasiteleri çok az, RAM’lar günümüz makinalarına göre acınacak seviyelerde olduğu için bu temizlik önemli idi. Kazanılacak 100 MB disk alanı önemli, kayıt defterini temiz tutarak 5-10 MB küçültmek kar sayılırdı. Ama günümüz Notebook'larında 4 GB RAM’ın, 500 GB sabit diskin standart olduğunu hatta çoğu kullanıcının SSD kullandığını düşünürsek bunların önemi kalmamıştır. Bugün Windows'da Kayıt Defteri yaklaşık 200-250 MB civarındadır ve siz bunu 2-3 sene boyunca hiç temizlemeseniz taş patlasın 50 MB gereksiz girdi oluşur. Bu da günümüz bilgisayarlarının çokta tınmayacağı bir miktardır.

Bu girizgahtan sonra gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere; Bu tip programlar (Temizleme, hızlandırma, optimize etme vs.) zarardan başka birşey değiller. Getirileri günümüz bilgisayarlarında çok çok az götürüleri ise çok fazla. Sık sık karşılaşılan ve tanımlanamayan/çözülemeyen sistem çökmeleri, güncelleme, yenileme, sıfırlama, kurtarma, sistem geri yükleme hataları çoğu zaman bu yazılımların üstlerine vazife olmadan sildiği kayıt defteri anahtarları ya da sistem dosyaları ile alakalı. Bu yüzden tavsiyem bu tip yazlımlardan uzak durun bir tanesini bile sisteminize kurmayın.

3.Parti Programlar


Her kullanıcının ihtiyacı farklı olsa da her bilgisayarda olması gereken olmazsa olmaz programlar vardır. Burada bunların bir listesini vereceğim. Eksiklikler olursa zamanla eklemeyi düşünüyorum;

  1. Anti Virüs programı
  2. Anti Malware/Spyware programı
  3. Disk birleştirme: Disk birleştirmek için daha evvel de bahsetmiştim Diskeeper, O&O Defrag veya Auslogics Disk defrag'ı kullanabilirsiniz.
  4. Veri sıkıştırma/Açma: Sıkıştırılmış dosyaları açmak için WinRar, WinZip veya 7-Zip'i ten birini kurabilirsiniz.
  5. Sistem İzleme: Sistem ısısını ölçmek için Real Temp ve sistem bilgileri için Lavalys Everest veya SIW'i (Bağlantıda SIW maddesini okuyun) kullanabilirsiniz.
  6. Medya oynatıcı: Medya oynatıcı olarak ben Gom Player kullanıyorum ve memnunum sizde dilediğiniz programları kullanabilirsiniz.
  7. Kodek: Her türden medyayı oynatabilmek için bir Kodek paketine ihtiyacınız olacak. Ben K-Lite Mega Codec Pack'i kullanıyorum. 

Sistem Onarım Diski ve Sistem Yansıması Oluşturun


Sistem yansıması/görüntüsü oluşturmak tamamen kişisel tercihiniz olsa da eğer elinizde Windows kurulum medyanız yoksa Sistem Onarım Diski'ni mutlaka oluşturun. Bu ileride bilgisayarınızın önyükleme kaydının veya sistem dosyalarının hasar görmesi ve bilgisayarınızın hiç açılamaması durumunda çok kısa sürede sisteminizi onarma olanağı sunacaktır.


Eğer böyle bir durum başınıza gelirse ve bilgisayarınızda yedeklenememiş hayati veriler varsa bunun ne kadar işe yarayan bir şey olduğunu anlarsınız ve bana dua edersiniz.
Windows 8 ve 10 sistem kurtarma seçenekleri (WinRE)
Windows Vista ve 7 sistem kurtarma seçenekleri (WinRE)

Sistem yansıması/görüntüsü ise, işletim sisteminin kurulu olduğu sürücünün birebir kopyasını tekrar yüklenebilir sistem yansıması şeklinde harici bir medyaya veya D:\ sürücünüze yedeklemenizi sağlar. Bunun anlamı şudur;

Format atmak istediğinizde Windows'u sıfırdan kurup, sürücüleri ve favori 3.parti programlarınızı yüklemek ile uğraşmaktansa bu sistem yansımasını kullanarak bilgisayarınızı bu yedeği aldığınız andaki durumuna yükleyebilirsiniz. Bu yüzden sistem yansımasını sistemde görünen hiçbir problem olmadığında ve bilgisayarınızı tam istediğiniz duruma getirdiğinizde almanız mantıklı olacaktır. Böylece 15 dakikada format atabilir ve hiçbir şey yüklemek zorunda kalmazsınız. Sistem yansımasını nasıl oluşturacağınızı ve bunu nasıl geri yükleyeceğinizi öğrenmek için buraya tıklatın.

Artık bilgisayarınızın keyfini çıkarma zamanı. ve çeşitli kişiselleştirmeler, ipuçları ve karşılaşacağınız problemler için Enpedi’deki yüzlerce makaleden yararlanabilirsiniz.

Bilgisayarınızı uzun yıllar sorunsuzca kullanmanız dileğiyle...